·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Nisan 2023 09:20 Konuşarak anlatamadığınızı susarak anlatın…
Kahraman Tazeoğlu, türk romantizm edebiyatının dönemimizde başarılı isimlerinden biri. Bir çok kitabını çok severek okudum. Romantizm derseniz tercihim Kahraman Tazeoğlu derdim. En sevdiğim kitabı Bukre ve Bukre Kalp olmuştu. 10 yıl arayla iki defa okuduğum susacak var kitabı ilk okumamda bana aşırı aşk dolu, birbirine her anlamda bağlı iki insanın birbirine verdiği yılları kaleme alan bir kitap gibi geldi. Ancak şuan anladım ki; insanların gerçekten zamanla karakterleri düşünceleri tecrübelerle sabit şekilde değişmeye başlıyor. Eskiden birbirlerine bağırsalarda, konuşamasalar da, en önemlisi iki kişi birbirini anlamasa da sevgi varsa ilişki yürür diye düşünürdüm. Ama şuan düşünüyorum; karşılıklı birbirini anlayabilmek temelinde tek kelimeyle ifade edebileceğim empati, eleştirmek yerine destek olup birlikte aşmaya çalışmak, karşı tarafın duygularına ve hislerine saygı duyup hatalarınızı söylediğinde bunu düzeltmeye çalışması ya da tekrar etmemesi zaten sevginin bileşenleridir. Biri ya da bir kaçı eksik olduğunda sağlam bir ilişki ya da arkadaşlığın kurulması pek mümkün değil. Kitapta adına sevgi sanılan; sadakatsizlik, saygısızlık, anlayışsızlık ne kadar kötü duygu varsa okuyarak maruz kaldım. Sıradan bir aile hayatı, olmayan bir baba figürü ve şu dönemde toksik hallerine bile tahammül edip gerçekten yanında olan bir arkadaşa sahip Kayra kitabın en toksik kahramanlarından biri. Sevdiği adam ünlü bir yazar, aynı zamanda kitaplarındaki yoğun duyguların sebebinin sadakatsizlik ve kadın algısına düşkünlüğünden olduğunu düşünüyorum. Kadınlara zaafı olan bir adam, karakterinden ödün veren bir kadını topladığınızda geriye toksik bir ilişki, boşa kaybedilmiş bir zaman, sağlam kazanılmış tecrübeler belki de şansınız yoksa arkada bıraktığınız dehşet bir harabe kalıyor. 10 yıl önce okuduğumda “ne büyük aşk dönüp dolaşıp birbirlerine geliyorlar her koşulda” demiştim. Ancak şuan diyorum ki; sevgi araya yıllar aylar koymaz, seven bir insan sevdiği insandan bırakın aylarca haber almadan yaşamayı saatler boyunca haber alamadığında sağlam endişeler duyar. Tabi bunu öğrenene kadar herkes kadar kitap okuyup bazı şeyleri yaşayarak gördüm. Ve sizden haber almadan sizi sevdiğini söyleyen insanların aslında sevmediğini, aylar sonra dönüp gelme olaylarını da kesinlikle başarısız olduğu ilişkilere ya da kendisini sizden daha değerli hissettirecek herhangi bir alternatifi olmamasına kanaat getirdim. Sevgi sanılanın aksine bu kadar basit değil. Sadakatsizliği, hakareti, saygısızlığı, sessizliği bünyesinde barındıramaz. Ben kitapta birinini seven değil birbirine bağımlı iki insan gördüm. İhtiyaçları olan şey ayrı ayrı tedavi edilmek sadece… geçmişin aksine toksik bir ilişkiyi okudum. Beğendiğim bir kitaptı ancak 10 yıl sonra sıkılarak “of yine mi ayrıldılar” dediğim bir kitap oldu. Kitap aslında şuan dünya üzerinde ilişki yaşayan milyonlarca insanın sevgi, aşk adı altında yaşadığı bir duygu karmaşasını anlatıyor. Kahraman Tazeoğlu gerçekten çok sevdiğim bir yazar… duygusal sezilerini, toplumun mevcut basit sevgi anlayışını 400 küsür sayfalarca anlatabiliyor.