·166 syf.····Okunma: 13 Ocak 2026 20:45 Yazmak için kolları sıvadığımda “hadi bakalım kızım bu sefer hiç kolay olmayacak” dedim itiraf ediyorum. Önce yazar kim ona bakalım; Victor Frankl Logoterapinin kurucusu ve aynı zamanda Varoluşçu Terapinin önemli isimlerinden biri. Nazi döneminde yaklaşık 3 yıl boyunca Toplama Kampında tutuluyor. Kitabın ilk bölümü Auschwitz kampına ilk girdiği andan özgürlüğüne kavuşacağı ana kadar yaşadıklarını anlatıyor. Yaşadığı olaylara psikolojik bir boyut kazandırıyor eş zamanlı olarak. Okurken nasıl dayanabildiler’i içimden defalarca tekrarlamış olabilirim ancak Frankl’in buna da yanıtı gecikmedi “Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıl’a katlanabilir.. Ama asıl zorlayan kitabın 2. Bölümüydü. Logoterapi’den ( insanın hangi koşullar altında olursa olsun hayata karşı tutumunu ve anlamını seçme özgürlüğünün kendi elinde olduğunu savunan görüş) bahsetmedinin yanı sıra bir logoterapi tekniği olan “Çelişik Niyet” ten kısaca bahsediyor. En son sayfasında Freud’a olan eleştrisini o kadar mükemmel betimlemiş ki “1 dakika ya galiba Freud’a kötü bir şey dedi” hissi geliyor insana
Özetle derseniz ki bu kitap ne diyor? Diyor ki koşulların her ne olursa olsun hayata dair bir amacın var ise, bir anlamın peşindeysen hayatta kalırsın. Logoterapiye göre de yaşama anlamını 3 yoldan keşfedebiliriz;
1- Bir eser yaratarak ya da bir iş yaparak
2- Bir şey yaşayarak ya da bir insanla etkileşerek
3- Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek.