Bir şey eksik kaldı bende
ama adını koymadım.
Çünkü bazı boşlukların
Adı konulunca derinleşir.
Gittiğin gün
kapı kapanmadı aslında,
sadece
odadaki hava değişti.
Eşyalar yerindeydi,
duvarlar duruyordu
ama bir şey
beni tutmayı bıraktı.
Akşam pencerenin kenarında durdu,
ışığı yarım kaldı odanın.
Zaman içeri girdi
ayakkabılarını çıkarmadan.
Kalbim,
bir kelimeyi bekleyen cümle gibiydi;
ne tamamlandı
ne vazgeçti kendinden.
İçimde bir yer var
kimseye göstermediğim.
Ne zaman gülersem
orası susuyor.
Ne zaman yalnız kalsam
orası seni hatırlıyor.
İçimde kalan yer
hâlâ seninle konuşuyor.
İnsan birini kaybedince
hemen fark etmiyor.
Önce sesler azalıyor,
sonra geceler uzuyor.
En son
kendinle konuşmayı unutuyorsun.
Adını anmadım kimseye,
çünkü adın
başkasının ağzında eksik kalıyordu.
Bazen seni düşünmüyorum sanıyorum.
Sonra bir bardak su içerken
boğazımdan geçmeyen
bir şey oluyor.
İnsan bazen
sevdiğini kaybetmez…
kendini bulamayacağı bir yerde
onu bırakır.
İçimde bir yer var
kimse bilmez, kimse görmez.
Sen yokken de yaşıyorum
işte en çok bu canımı acıtıyor.
Şimdi “iyiyim” diyorum
çünkü başka kelime yok.
Bazı insanlar iyiyim derken
sadece hayatta kalıyor.
Ben seni
unutmak için değil,
daha az can yaksın diye
sessizliğe bıraktım.
Ve bazı geceler…
kimse duymadan
içimden bir ses
hâlâ seni çağırıyor.