Değişme İsteği , erkekliğin toplumsal olarak nasıl inşa edildiğini, inşa edilirken yalnızca kadınların-kız çocukların değil, ataerkinin direği olacak oğlan çocukların ve erkeğin bu oluşumdan nasıl olumsuz bir şekilde etkilendiğini anlatmaya çalışır. Kitaba göre erkekler, sevgisiz değillerdir; sevgiden sistematik olarak uzaklaştırılmışlardır.
Erkeğin küçük yaştan itibaren;
duygularını bastırmaya, sert olmaya, kırılgan olmamaya ve duygusal olarak yoksunlaşmaya itilmesi… Ardından; sevgi, şefkat, empati gibi duyguların “erkeksi değil” etiketiyle köreltilmesi… Erkekleri hem şiddetin faili olarak gösterdiği hem de buna sebebiyet veren ataerkinin mağduru olduğu şeklinde kitap ilerlemektedir.
Kitabın amacı, erkekleri suçlamadan, aksine onları özgürleştirerek sevgiyle gelen gerçek bir dönüşümü sağlamaktır. Bu dönüşüm, feminizmi her iki taraf için de mümkün kılarak gerçekleşecektir.
Bell Hooks , erkekliği düşmanca olmayan bir yerden, feminist, şefkatli ve eleştirel bir perspektifle incelemiş, güzel şeyler de hedeflemiş ama ikilik çıkaracak ve tartışma yaratacak noktaları da unutmamış. Bu noktaları da kadınlar üzerinden vermesi ironik olmuş. Mesela; kadınlar, yazara göre “ataerkil erkekliği yeniden üretir.” Bana göre kadın, ataerkil erkeğin çoğu, çoğu zaman mağdurudur.
Yazara göre “kurban” pozisyonundaki kadın, erkeğin yaralanabilir olduğunu kabul edemez, çünkü ederse kurban pozisyonu kaybeder. Bana göre kadın, kurban olmayı hiçbir zaman tercih etmez.
Yazara göre yine “Birçok kadın, erkeklerden sevgi bekler ama onlara sevgi öğretmeyi reddeder.” Bana göre erkek önce sevgiyi görmeyi sonra da öğrenmeyi reddeder.
Yine benim yazara katılmadığım bir diğer nokta; erkeklerdeki ataerkinin uyanışına inildiğinde burada annelerin suçlanması… Oğlanların anne sertliğine maruz kalarak ataerkiye meyletmeleri söylemi bana uç bir düşünce olarak geldi. Ben nihayetinde yazarın kadınları suçladığını düşünmek istemiyorum ancak masumlaştırmadığı da ortada.
Değişme İsteği kötü değil, niyeti güzel ama kimi kadın okuru rahatsız edebilir, bizim kadın okurlarda direnç yaratabilir. Nihayetinde kadınlar, erkeklere değişimi borçlu mudur? Tartışılır.