Gönderi

Puan vermedi·400 syf.··
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2022 00:00
Bu yazarı okurken doğayı bu kadar derinden hissederek okuduğumu daha önce hatırlamıyorum. Ben İzmir’e gitmeden sevdim. Reşat Nuri Güntekin’in tasvir ettiği üzüm bağları, yaz geceleri, sıcak ama huzur veren akşamlar bana çok tanıdık duyguları hatırlattı. Çok da uzak olmayan, ama sanki fazlasıyla uzakmış gibi görünen çocukluk yazları… Masum, dingin ve içten geçen yaz geceleri… Bu kitap bana, insanın içinde saklı kalan o saf yaz hatıralarını yeniden yaşattı. Ah be Lâmia… Her okurun yaptığı gibi ben de kendime şu soruyu sordum: Lâmia’nın yerinde olsaydım, Kenan’ı affeder miydim ve onunla evlenir miydim? Cevabımı uzun uzun düşünmeden verdim. İlk bakışta Lâmia gurursuz ve zayıf biri gibi görünebilir. Oysa bunun tam tersidir. Lâmia sessizliğiyle direnen, acısını içine gömen, kırıldığı hâlde dimdik ayakta kalabilen son derece güçlü bir kadındır. Onun gücü bağırmasında değil, susabilmesindedir. Kenan’a gelince… Bence Kenan’ın da kendine özgü çocukluk yaraları vardı. Bu yaralar onu tamamen suçsuz yapmasa da, neden böyle bir karaktere dönüştüğünü anlamamı sağlıyor. Kenan sevdi, ama sevgisini koruyacak cesareti gösteremedi. Asıl eksiği sevgisi değil, sorumluluk alma gücüydü. O, kalbinden geçenle hayatını kurmak arasında kaldı ve güvenli olanı seçti. Bu yüzden de geç kaldı. Lâmia’yı kaybettikten sonra anladı ama artık çok geçti. Bu hikâye bana şunu düşündürdü: Bazı insanlar sever, ama sevginin gerektirdiği bedeli ödemeyi göze alamaz.
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20188,2bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.