Puan vermedi·603 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ocak 2026 12:40 Mermer Adam
Simon Kraus psikiyatrdı, Yahudi bir ailenin evine konmuş sadece kadınlara seanslar yapan ve seanslari kayda alıp işini şantaja kadar götüren bir doktordu. Birgun ilk hastalarindan biri olan Margaret Pohl'un öldürüldüğünü öğrenir. Tek ipucu; Nazi gücünün hatta Adolf Hitler'in bir simgesi olan Mermer Adam. Yıl 1939... Berlin...
Yüzbaşı Franz; basit bir köylü çocuğu olup hırsları ve acimasizligiyla kendini hayallerinde bulmuş ve bu cinayetlerin araştırılması için görevlendirilir.
Minna; iyi bir eğitim almış, kominist zengin bir ailenin kızı olup akıl hastanesinin yöneticisidir. Franz'in babası gazdan zehirlendigi için burada kalır.
Grangé burada yine insan bedenini, şiddeti ve akıl sağlığının sınırlarını merkeze koyuyor ama bu kez atmosfer daha kasvetli, daha acımasız. Sayfalar ilerledikçe olayların ağırlığı artıyor; merakla okuyorum ama bir yandan da huzursuz oluyorum.
Karakterler kusurlu, kırık ve güven vermiyor. Kimseye tam olarak yaklaşamıyorsun, çünkü herkesin içinde sakladığı bir karanlık var. Cinayetler sadece bir “olay” değil; insanın içindeki saplantıların ve güç arzusunun bir yansıması gibi duruyor. Grangé’nin dili yine sert ve net, süslemeye kaçmadan rahatsız etmeyi başarıyor.
Benim için Mermer Adam, herkese rahatça önerilecek bir kitap değil. Polisiye-gerilim seviyorum diyen ama karanlık detaylardan kaçınan okurlar için zorlayıcı olabilir. Ama psikolojik derinliği olan, rahatsız etmeyi göze alan ve insan doğasının en sert tarafıyla yüzleşmek isteyenler için etkileyici bir okuma. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey çözülmüş bir gizemden çok, içimde kalan o soğukluk oldu.