"Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir."
Pınar Kür'ün gerçek bir gazete haberi üzerine yıllarca emek vererek oluşturduğu Asılacak Kadın 1979 yılında yayımlandı, 1986'da ar ve haya duygularını incitmek ve cinsel tahrik amacıyla yazılmış olduğu iddiası ile yeniden basımı durdurulup toplatılma kararı verildi ve aynı yıl Müjde Ar, İsmet Ay, Yalçın Sabuncunun başrollerini paylaştığı bir film olarak sinemaya uyarlandı.
3 ayrı bölümden oluşan kitabın ilk iki bölümü bilinç akışı tekniği ile yazılmış. Son baskıda Pınar Kür, kitap nedeniyle hakkında açılan davadaki savunmasını da eklemiş ve yukarıdaki alıntı da bu savunmadan.
İlk bölüm Melek'in yargılandığı mahkemedeki heyet başkanı hakime ait.
#SPOILER#
Bu bölümdeki en üzücü şeylerden birisi kadın hakimin diğerlerine Hüsrev'in Melek'in başka erkeklerle ilişkiye zorlamasının, işkence yapmasının ağır tahrik sayılabileceğini söylemeye çalışırken diğer erkek hakimlerin "karısı onun gözleri önünde başka adamlarla sevişti, asıl adam kadını öldürseydi bu yaptığı ağır tahriğe girerdi. " diyerek kadından yargıç mı olur şeklinde düşünmeleriydi.
#SPOILER#
İlk bölümdeki rahatsız edici onca şey arasından, spoiler kısmı beni en çok üzen ve sinirlendirin kısımlardan biri oldu çünkü bu hala varlığını sürdüren bir düşünce tarzı.
İkinci bölüm ise köylü kızı Melek'in kendi düşünceleri ve bu düşünceler sayesinde aslında neler yaşandığını öğrendiğimiz kısım. Olayın acı gerçeklerini tek tek burada okuyoruz her defasında bunun yaşandığını hatırlayarak.
Son bölümde ise Melek'e aşık ya da öyle olduğunu sanan Yalçın var. Onun her şeye nasıl dahil olduğunu, pişmanlıklarını anlattığı bir anı defteri ya da günlük tarzı bir şey karşımıza çıkıyor.
Bu kitabı kesinlikle okuyun, okuyamazsanız dinleyin çünkü yaşandı bu. Daha niceleri yaşanıyor bu topraklarda ve daha niceleri yaşanacak.