·152 syf.····Okunma: 15 Aralık 2025 00:00 Kızını kaybeden torununu tek başına büyüten, büyütürken de sorunlar yaşayan bir büyükannenin torununa yazdığı mektuplardan oluşan bir roman..
Bazı kitapların sonu başından bellidir bu kitap da öyle. Hüzünlü ama gerçekçi bir roman, kendi hayatının rotasını kendi belirleyemeyen bu şekilde sorgulamadan yaşamış, bu durumu aşamamış bir kadının; kızıyla ve torunuyla olan mücadelesi aslında olanlar..
Ailemiz aslında onların seçimleri ne kadar da bizi karakterimizi kaderimizi etkiliyor kitabı okurken hep bunu sorguladım. Ve biraz da üzüldüm karaktere. herşeyin farkına varsanız da bazen kendi evladınıza bile ulaşamıyorsunuz, ulaşamadıkça da uzaklaşıyor ve bir duvar örülüyor aranızda. Bu yüzden hayatta hiçbir şeyi ertelememeli ve sevdiklerimizle aramızda duvar örülmesine izin vermeyip bir şekilde iletişim kurmalıyız. Ve en çok da kendi hayatımızın rotasını kendimiz belirlemeliyiz. Çünkü bu sizin kendi defteriniz ve siz yazıyorsunuz. Kitapta da dediği gibi; “Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git.”
Sevdiklerimizi kaybettikten sonra malesef onlarla yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımız bize birer yük oluyor bunu kitap çok iyi yansıtmış.
“Ölüler yokluklarıyla değil, daha çok -onlar ve bizler arasında- söylenemeyenler yüzünden acı verirler.”
Hayatımızı yaşamak istediğimiz şekilde yaşabilmemiz ve pişmanlık yaşamamız dileğiyle..