·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ocak 2026 23:39 Biri beni izliyordu.
Beni dinliyordu.
Beni gözetliyordu.
Beni takip ediyordu.
Ve kalbimin derinliklerinde bunun kim olduğunu biliyordum.
Burası hepimizi etkiliyor muydu? Yoksa mesele sadece hava değil miydi?
Sizi baştan sona kadar gizemini koruyan ve gerilimi son anına kadar hissettiren bir kitapla geldim. Ne kadar ürkütücüyse bir o kadar romantizmini koruyordu. Kitabı bitirdiğim de ne etkisinden ne de yaşadığım şoktan kendimi alabildim. Böyle bir son beklemiyordum. Sanki izole edilen bendim ve gerçeklik algımı kaybettim asdfg son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı! sonuna kadar içerisine çekti asla bırakmadım başladığım gibi bitti ve buradayım emin olun okuduktan sonra ne yazarsanız yazın yetersiz hissedeceksiniz çünkü okumadığınız sürece bu izole evrene adapte olamazsınız… Harika olan bir gerçeklik daha var Profesör Wes Kinciad! Yaşadıklarını düşünmek dahi istemiyorum... Onun hislerini daha derinden okumak isterdim. Onu daha iyi tanımak. Ve Clayton… Her okurun içerisinde derin bir iz bırakan karakter olacak.
Sydney Denik, biyolojide, nörobiyoloji odaklı yüksek lisans öğrencisi. Mezuniyet projesinin bir parçası olarak Madrona Vakfı’na başvurmuştu ve işte ayağına gelen fırsatı yakalamıştır. Yaz aylarında öğrencilere düzenli olarak staj sunuluyordu. Ünlü olan ama bir o kadar gizemle dolu olan Modrona Vakfı. Son derece gizli bir kuruluştu. Alzheimer araştırmaları üzerinde çalışma süren ekibe katılmak için burs kazanmıştır. Kabul edilmesi zor ve imkansızdı ama işte bir şeyler yolunda gitmişti sonunda. Mezuniyet projesi için olağanüstü bir şey oraya koyamazsa bile burada fark yaratacağını düşünüyordu. Ama okulunda ki bursunu profesörü ile arasında geçen olaydan dolayı bursunu kaybetmişti sadece onu değil hayatını da ve eline gelen fırsatı da kaybedeceği düşüncesiyle uçağa binmiş ve Modrona Vakfı’na gelmişti. Eğer burada ortaya çıkarsa hiç düşünülmeden gönderileceğini biliyordu. Eğitim merkezine geldiğin karanlık atmosferi hissetmişti. Kendisi gibi yüksek Lisans öğrencileri mevcuttu toplamda on iki kişilerdi. Burada onu beklemeyen pek çok şeyden birisi de hem profesörü hem de psikologu olan Kincaid ile olan iletişimi olacaktı. Onda bir farklılık olduğunu biliyordu ilk gündem rüyasında onu görmesi de buna bir işaretti. Onda ne olduğunu ve onu neden bu kadar rahatsız hissettirdiğini ama bir taraftan ona güvenen tarafı olduğunu bilmiyordu. Bu vakıfta yolunda olmayan şeyler vardı kendi sorgulayacağı günler ve halüsinasyon görmediğine kendini ikna etmeye çalıştığı günler. Koridorlarda gezen hayaletler ve etrafta yaralı olan hayvanlar ama görünüşlerinde çok farklı olan detaylar ve zalimlikler. Onu güvende tutmak için uğraşan ama yakınlaşmamak için geri adım atan profesörü Kincaid gibi. Ama bir şeyleri çözecekse bunu tek başına yapamazdı ya aklını kullanmalıydı yada burada delirecekti. Kendi zihnine güvenmediği gibi bu yerede güvenmiyordu adeta bir çıkmazın peşinde ilerler gibiydi. Diğer öğrenciler pek bişey fark etmiş gibi değildi ama onlarda ki değişim de gözle görülür gibiydi. Onlarla sohbet etmesi ve onlarında farkında olduğu bir şeylerin farkında olması iç rahatlatıcıydı. Kinciad ona iyi geliyordu. Ama onunda bir şeyler gizlediğini biliyordu. Lauran kendisini profesöre karşı sürekli uyarıyordu bu adam da hem doğru gelen hemde yanlış gelen şeyler vardı ama ona çekilmekten kendisini alamıyordu bu sayede gerçeklikler yavaş yavaş ortaya çıkacaktı buranın aslında sanıldığından çok daha fazlası olduğunu ve herkes tehlikedeydi özellikle kendisi. Zihninde bastırılmış şeyler vardı gördükleri, yaşadıkları onu gerçeğe itecekti ve elini tutan onu kurtarmaya çalışan Kinciad ve arkadaşları olacaktı ya hepsi ölecekti yada hayatta kalabilecekleri kadar geç olmadan gerçekçekleri herkes öğrenecekti. Ama gerçek görüldüğü gibi miydi ?