7/10
·153 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 19:20
bu yazı, sabahattin ali’nin kamu malı hâline gelmiş metinlerinden yapılan alıntılarla hazırlanmış bir okuma ve değerlendirme yazısıdır. oldukça kıymetli ve kaliteli bu çalışmanın / derlemenin editörleri nüket esen ve nezihe seyhan’dır. alıntılar, eleştiri ve inceleme amacıyla kullanılmıştır. kronolojik bir şekilde sıralanan mektuplar ve belgelerin dipnotları okuyucuyu yormayan, açıklayıcı biçimde oluşturulmuş. bu değerli çalışmanın tarihe tanıklık ettiğini düşünüyorum. ... dixi et salvavi animam meam "konuştum ve ruhumu kurtardım." bu ifade sabahattin ali'nin hasan ali yücel'e yazdığı mektupta geçer ve bana kalırsa kendisinde bu eserin kısa bir özeti mahiyetini taşır. eser, sabahattin ali’nin yakınlarına, iş arkadaşlarına, kurumlara gönderdiği mektupları ve resmi belgeleri içeren, yazarın dünya görüşünü en çıplak haliyle gözler önüne seren bir dokümantasyon. eşi ve kızına yazmış olduğu mektupları içeren canım aliye ruhum filiz ile birlikte okunduğunda, sabahattin ali'yi en yakın arkadaşından daha iyi bilir ve tanırsınız. kendi adıma ise sabahattin ali külliyatında okuduğum 13. ve son kitaptır. belgelerden ve mektuplardan net bir şekilde çıkan sonuç şu; ali'nin hayatı siyasi, bürokratik ve politik kavgalarla, mahkeme koridorlarında tükenmiş. bu memlekete büyük edebi eserler kazandırmış ve dahasını da kazandırma potansiyeli çok yüksek olan bu yazar, başını kaldırıp etrafına dahi bakamadan edebiyat dışı her şey ile uğraşmak zorunda bırakılmıştır. dikkatimi çeken notları kısaca aşağıda paylaşıyorum. --- spoiler --- - atatürk'e hakaret davası ve "memleketten haber": ali, kendisine atfedilen ve bir iftira olduğunu uzun uzun anlattığı o meşhur şiir yüzünden çok yıpratılmış. savunmasında; "vahdettin'i kast eden 'koca teres' kelimesini reisicumhuru kasteder göstermek istemişlerdir" der. davaya konu olan o şiir: "hey anavatandan ayrılmayanlar / bulanık dereler durulmuş mudur? / dinmiş mi olukla akan o kanlar? / büyük hedeflere varılmış mıdır? (...) cümlesi belî der enelhak dese / hâlâ taparlar mı koca terese? / ismet girmedi mi hâlâ kodese? / kel ali'nin boynu vurulmuş mudur?" sonuç: 14 ay hapis. 5 ayı konya, 5 ayı sinop cezaevi. neyse ki cumhuriyet'in 10. yıl affı ile ali 4 ay erken tahliye olur. - konya'daki çakı hadisesi: sabahattin ali'nin konya'daki bir baloda, çakı ile dolaşırken bir kadını rahatsız ettiği iddiası ve insanların tedirgin olması... belki olay tam olarak böyle olmadı. ancak böyle bir şikayetin varlığı bile zihnimdeki sabahattin ali imajıyla hiç örtüşmeyen bir durum. - isim hassasiyeti: kendisinden bahsedilirken "ali" yerine şapkalı "âli" yazılmasına tahammülü yoktur: "sakın ali yerine âli yazdırmasın; bu âli adı kadar sinirlendiğim kelime azdır." - dünya görüşü ve "büyük inönü" tabiri: belgelerde ismet inönü için "büyük inönü" tabirini kullanmıştır. - dönemin siyasi atmosferini ve sosyalizme bakışını anlattığı satırlar: "dünyanın dev adımlarla sosyalist bir iktisadi nizama gittiği inkar edilemezdi. hele bizim gibi istihsal seviyesi pek düşük olan bir memleketi yüksek medeniyet seviyesine ancak sosyalizm çıkarabilirdi. fakat yurdumuzun birçok bölgeleri ekonomik ve sosyal bakımdan henüz pek iptidai bir vaziyette bulunduğu... kanaatimce bizde bu yolda yapılacak iş, sosyalist cemiyete geçiş için gereken şartların hazırlanmasına hizmet etmek olabilirdi." - dönemin hapishane şartları ve işkence iddiaları: sabahattin ali'nin mektuplarında mihri belli ve diğer tutuklulara yapılanlara dair detaylar mevcuttur: "istanbul üniversitesi iktisat fakültesi asistanlarından mihri belli, 33 numaralı odada tam 4,5 ay hapsedilmiştir. verem olduğu ve ömrünün yarısını sanatoryumlarda geçirdiği sabit olan sanıklardan ferit teksoy ise 6 gün aç, susuz, uykusuz tabutta tutulduktan sonra havasız 18 nolu hücreye kapatılmış ve yaşamasını mümkün kılan tedavinin yapılmasına engel olunmuştur." - kuyucaklı yusuf davası ve reşat nuri'nin duruşu: yıl 1937. kuyucaklı yusuf toplatılır. gerekçe: aile hayatı ve askerlik aleyhinde olması. bilirkişi olarak atanan reşat nuri güntekin dik ve onurlu bir duruş sergilemiştir: "...aileyi, kadını, mektebi, polisi, belediyeyi bu tenkitten muaf tutalım demek bu nevi roman yazılmasın ve her ne ki müessese örf ve adet ve kanun olarak mevcuttur onların methüsenasına ait riyakar, sahte, sanatsız bir roman tarzı alıp yürüsün demekle müsavidir kanaatindeyim. (...) türk muharriri netice itibariyle bir rejim meselesi demek olan komünizm bahsinde bile nazariye olarak her istediğini yazarken herhangi bir müessesemiz hakkında bir tenkit romanı yazması hakkı hiç bir suretle tahdit edilemez fikrindeyim." - nihal atsız ile kavgası ve "vatan haini" meselesi: nihal atsız'ın kendisine "vatan haini" demesi üzerine sabahattin ali, "kendisi ile münakaşaya girip seviyesine inmeyeceğini" belirtir. atsız'a cevaben yazdığı şu satırlar ise "milliyetçilik" ve "vatanseverlik" üzerine dikkate değerdir: "genç arkadaş... bu millete dayanamadıkları için herhalde yabancı bir devlete dayanmak lazım olduğuna seni inandırmak isteyenlerin sözlerine kanma. (...) seni maceralara sürüklemek isteyen gafillere yüz verme; bu milletin binbir yarasına merhem olmayı bir yana bırakıp dipsiz maceralar peşinde, yabancı ülkeler zapt etmek hülyalarıyla halkı kırdırmak, bu arada külah kapmak isteyen vicdansızların parlak sözlerine kulak asma. çünkü sen büyüklük delisi zevzeklerin, hitler kâküllü kaçıkların oyuncağı olamayacak kadar ağırbaşlısın." ve ekler: "haklı olanlar bu yoldan yürüyemezlerdi; hayır, hak hiçbir zaman söz ve fikir tarafını bırakıp tekme ve balyoz tarafını tutmuş olamazdı." - milliyetçilik tanımı üzerine: sabahattin ali'nin bu ifadeleri son dönemde milliyetçilik üzerine okuduğum en net ve en sade ifadelerdir; "arnavutoğlu arnavut bir türk olabilir ki türkoğlu türk’ten fazla bile türk milliyetçisi olabilir. türk vatanında türk dilini konuşup türk ızdırap ve saadetine bütün varlığı ile karışmış olanlardan kan şehadetnamesi aranmaz." --- spoiler --- sabahattin ali'yi sadece romanlarıyla değil, mücadelesiyle de anlamak isteyenler için arşivlik bir çalışma. 7 / 10
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,861 okunma
·
88 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.