Göz göre göre hayatlarını kıranlar...
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 14:08
Halid Ziya Uşaklıgil romanlarını okuyanlar bilir onun romanlarında uzun betimlemelerle örülü, yasak aşkları merkeze alan baba kız ilişkisini de arka planda okura sunan bir olay örgüsü barındırır. Nitekim Kırık Hayatlar da bu minvalde ele alınabilir bir eser. Eser idealist, başarılı ve donanımlı bir doktor olan Ömer Behiç ve ailesinin yeni evlerine taşınma süreciyle başlar. Doktorluk pek çok meslek grubu gibi takdir edersiniz ki her ceşit insanın, hikayenin görülebildiği, ister istemez tanık olmayı gerektiren bir meslek olarak öne çıkar. Nitekim Ömer Behiç de kendisine muayeneye gelen hastalarının kitaba ismini veren "kırık hayatlar"ına tanıklık etmek durumunda kalır. Kitapta geçen; “Çevrelerinde birçok, türlü acılar ve elemlerle, türlü gözyaşlarıyla inlemeleriyle kırık hayatlar, çaresiz, hasta; kimi iyilik bulamayacak yaralarla kemirilen, kimi gizli zehirlerle gizli gizli çürüyen hayatlar vardı…” cümlesi de bu durumu özetler nitekiktedir. Sonra kader sahneye Piç Bekir’i (asıl adı Bekir Servet) sokuyor. Ömer’in eski okul arkadaşı, tam bir çapkın, hayatı günü gününe yaşayan, kadınları “kullan-at” mantığıyla gören tipik İstanbul beyefendisi. Bekir sayesinde Ömer sosyeteye biraz daha yaklaşıyor ve orada Neyyir’le tanışıyor. Neyyir zengin, güzel, uçarı, baştan çıkarıcı, evli erkekleri bile tavlamaktan zevk alan bir kadın. Ömer Behiç'in Neyyir ile bir yasak ilişkiye sürüklenmeme noktasında ne kadar kendince bir direniş gösterse de neticede beşer şaşar hesabı kendini bu kadına kaptırmaktan kurtaramaması insanoğlunun nefs mücadelesini de özetler niteliktedir. Netice itibarıyla kitabın ana kurgusunda yer alan bir yasak aşk başlamış olur. Ancak yazar Ömer Behiç'e adeta bir ihtarda bulunmak istediğinden midir bilinmez Ömer Behiç ve eşi Vedide'nin hizmetçilerinin kocası tarafından aldatılarak evladıyla ortada kalması ve ceşitli sıkıntılar yaşaması da kar etmez. Netice itibarıyla bir yasak aşk rüzgarı esmeye başlar. Daha sonra belki de tanrının bir cezası olarak yorunlanabilecek bir durum olan küçük kızı Leyla'nın hastalığı bu mutlu aileye büyük bir hüzün bombası bırakır. Bu dakikadan itibarıyla Ömer Behiç'in vicdanıyla boğuşma sürecine tanıklık ediyoruz. Bir yanda kızı, doktor olmasına rağmen iyileştiremediği kızı, diğer yanda nefsinin ve gönlünün arzularına cevap veren Neyyir yer alır. Daha sonra Ömer Behiç ve Vedide zaman ilerledikçe bu durumu kabullenmeye başlar. “Mademki hayat böyleydi ve böyle olmasına hiçbir şey, hiçbir kuvvet mani olamıyor, bunu böyle görmeye tahammül etmeli derdi.” Yani Ömer bir noktada kaderci bir kabullenişe bile varıyor, ama sonra küçük kızının ölümüyle bu kabulleniş paramparça oluyor. Netice itibarıyla hüzünlü gerçek olduğu sanılan sahte aşkların asıl gerçek aşkları körelttiği, ev ve aile hayatlarını "kırık" hale getirdiği ve telafisi olmayan kayıplara varan bir sürece tanıklık ediyoruz kitapta. Bu durum Ömer Behiç ve onun gibilerin sinir bozuculuğunu doğurdu bende açıkçası. Keyifli okumalar
Kırık HayatlarHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 20202,553 okunma
··
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.