Gönderi

Gücünü kaostan alan kitap
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Yılın ilk kitabı bitti. Uzun zamandır kitap değerlendirmesi yazmıyordum. Kitabı zihnimin içinde çok atıp tutunca bir şeyler karalama istenci duydum. “Bozuk Para” Filistinli bir yazar olan Yasmin Zaher’in ilk romanı. Kitabın orijinali 2024 Temmuzunda, ülkemizdeki ise 2025 Kasım ayında basılıyor. Oldukça taze bir kitap ama yurtdışında oldukça dikkat çekmiş ve bolca ödül kazanmış. Kitabın ana karakterini tanıtmakta fayda var, çünkü romanı özel kılan o. Aynı anlatı ve olaylar başkasının başından geçse bu kadar ilginç olmayabilirdi. Kahramanımız Filistinli isimsiz bir kadın. Filistinli olmasına karşın bir mağduriyeti yok, çünkü çok zengin ve erken yaşta ölmüş bir anne babanın mirasçısı, ancak bu mirasa erkek kardeşinin kendisine düzenli olarak gönderdiği çeklerle ulaşabiliyor. Bu erkek kardeşe sadece geçmişe dair bazı anılarda denk geliyoruz. Günümüzde ortalıkta görünmüyor ve nerede olduğunu bilmiyoruz. Kitabın kahramanı ise New York’ta yaşıyor ve göçmen çocukların eğitim aldığı bir okulda öğretmenlik yapıyor. Yaptığın şeyin öğretmenlik olduğu ise tartışılır. Daha çok provakatif bir danışmanlık hizmeti gibi. Kitabı ilginç kılan esas unsurlar ise kahramanın hijyen ve marka takıntısı. Hijyen ile özdeşleşen CVS isimli özbakım ürünleri satan bir mağaza, marka fetişizmi ile özdeşleşen ise Birkin çantası. Kitapta geçmiyor ama Birkin çantası İngiliz/Fransız oyuncu Jane Birkin ile özdeşlenen, Hermes mağazası tarafından üretilen ve müşterisini seçen bir jet sosyete markası. Kitabın arka fonunu New York şehri, onun son derece kirli caddeleri ve metro istasyonları oluşturuyor. Kahramanın Amerika’da yaşama sebebi ise ebeveynleri. Babası öldükten sonra amcası ile miras işlemleri için İşviçre’de bir bankaya gittiklerinde, hesabın şifresi babası tarafından belirlenmiş olan “Amerika”. Kitap kir/hijyen, sıradan yaşam/marka, newyork/köksüzlük ikilemleri üzerine kurulu bir çok metafor içeriyor. Bazılarını anlamdırmak mümkün bazılarının ise ucu açık. Bu noktada en iyi değerlendirmeyi New York Times yapmış ve özet olarak “Romanın gücü tutarlılığında değil, kaosunda yatıyor; sürekli olarak karanlık, ahlaki olarak uyuşmuş, aldatıcı bir şekilde kayıtsız bir atmosferde” Bunu en iyi hijyen takıntısı ile örneklendirmek mümkün. Kitabın başkarakteri aşırı hijyen takıntılı olmasına karşın, okulun tuvaletinde kabanını yere serip, üzerine sırt üstü uzanıp, ayaklarını lavaboya uzatabiliyor. Ya da aşırı hijyen eylemi olarak, küvette her türlü vücut atığından kurtulurken o atıklarla birlikte küvetin içinde kalabiliyor. Her şey kaotik. Marka takıntısında ise işler, ismi Pardösü olan, giyim kuşam konusunda son derece usta, markalar konusunda uzman olan bir evsizle tanışması ile değişiklikler uğruyor. Birkin marka çanta hikayeye bu noktada giriş yapıyor. Çantayı Paris, Londra ve New York’taki Hermes mağazalarından almak için çevrilen dolaplar, ikinci el çantaya dair oluşan sektör, kapitalizmin yarattığı ekonomik kaosun derinliği gözler önüne seriyor. Filistinli bir yazarın, Filistinli bir kahraman üzerinden yazdığı bu romanda Filistin meselesi yok mu? Elbette var, ancak ön plana çıkan hususlar romana teğet geçerken, arka plana düşen gölgeler romanının bir çok anında hissediliyor. Ön plana yansıyan en önemli olay, Filistin için yapılan bir bağış kampanyası. Romanın karakteri aynı kaotik duruşu burada da sergiliyor. Arkadaşının hesabından kampanyaya epey bir bağış yaparken, diğer yandan bu çabanın anlamsızlığını dile getiriyor; Bağış esnasında rakam 1 milyon dolara ulaştığında arkadaşı bu durumdan sevinç duyduğunu söyleyince, bir önceki hafta bir yahudinin, sırf hollywood’ta 30 milyon dolar bağış toplayıp, bu rakamı İsrail Savunma Bakanlığına verdiğini ve para konusunda İsrail ile yarışamayacaklarını söylüyor. Sanırım bu konudaki en çarpıcı diyalog bu noktada yaşanıyor; “Bizden çok daha avantajlılar, çok daha paralılar, tek şansımız oyunu farklı kurallara göre oynamak”. Arkadaşı çözümü şiddet olarak mı diye sorduğunda ise verdiği cevap; “Onlarda o da var, bizim avantajımızın ne olduğunu bilmiyorum, henüz bulamadım” Hızlı, akıcı okunan roman, kaotik yapıcı ile ise oldukça zihin yorucu. Okur olarak, hele ki Filistin’in bir şekilde konuya dahil olduğu romanda, her meselden bir anlam üretmeye çalışıyorsunuz ve çabalarınız çoğunlukla sonuçsuz kalıyor. Ama yazarın yaratıcı, iyi bir gözlemci ve güçlü bir kalemi olduğu bir gerçek ve gelecek vaat ediyor.
Edebiyat
Bozuk ParaYasmin Zaher · April Yayıncılık · 202554 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.