·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2026 13:47 Sakin bir şekilde acilen devam kitabını istiyorum. Kalbime eridi resmen ah Çakır sen nasıl bir adamsın nasıl böyle güzel sevebilirsin… Kitaba başlar başlamaz yazarımız bir gizemin içerisine çekiyor bir geçmiş var ama o geçmişi öğrenmek için sır perdelerini aralamak gerekiyor. Tâki gölgelere karışana kadar. Bu süreçte Ahu Dila’nın enkazlarını okuyoruz. Çakırın onun elinden tutuşunu ve enkazdan nasıl çıkarmaya çalıştığını. Uzaktan bir sevdanın peşinden ilerleyişini. Onu karanlığına çekmek yerine aydınlığıyla ayakta tutabilmesini… ah bu kitap çok fenaydı kalbinize sahip çıkın LÜTFEN…
Ahu Dila Tanin, Alkaran üniversitesi üçüncü sınıf okul öncesi öğretmenliği okuyordu. Küçük yaşta çalışmaya başlamıştı. Alkaran şehrinde kardeşi ve annesi için hayata tutunmaya çalışıyordu. İşe yaramaz bir babası vardı onun ufacık sevgi kırıntısına hasret ama yaptıklarına göz yummayacak kadar yürekliydi. Şimdi ise koskaca şehrin kalabalığında kaybolmuş gibi hissediyordu. Sekiz yaşındaki kız kardeşin lösemi tanısı konulmuş ve tedaviye başlanmıştı. Tedavinin devam edilebilmesi için de sekiz yüz bin liraya ihtiyacı vardı. Kredi çekebilmesi için acil bir işe ihtiyacı varken arkadaşı Özgür ona iş konusunda yardımcı olacaktı. Hastaneye kardeşini görmeye gittiğinde doktorun masraflar üzerine yaptığı konuşmadan sonra kendisini hastane bahçesine attı. İşte ilk orada tanıştı Çakır Kağan Alicioğlu ile. Hayatına bomba gibi düşecek adamla. Oda kendisi gibi kardeşi için buradaydı burada ki ilk tanışma son olmayacaktı. Ama arkadaşı Özgür’ün ayarladığı şirkette patron olduğunu öğrendiğin de bu kadar tesadüfünde imkansız olacağını biliyordu.
Çakır onu şirketinde gördüğünde sadece kendisi için çalışacağını söylemişti. Sadece onun yedikleri ve içtikleri ile ilgilenecekti. İşe alınmıştı ama bu kredi çekmesine yeterli olmamıştı bu yüzden Çakır ona iki iş ayarlamıştı. Rest& Bar’da çalışacaktı. Kısacası gündüz şirkette akşam restoran ve bar konseptinde. Başına henüz neler geleceğinden habersizdi Dila. Bilse kabullenmezdi hiçbir şeyi. Gitmezdi hiçbir yere.
Çakır’ın etrafında dönüp dolaşması onu heyecanlandırsa da bu işe ihtiyaçı vardı. Çakır onun için uğraşıyordu ama Dila’nın mantığına yatmayan şey birinin onun için neden bu kadar çabaladığı. Adamın ilgisini biliyor ve hissediyordu. Çakır’ın gölgelerinde kaybolacaktı. Çakır onu hayatında ki herkesten korumaya çalışırken bir göz damlasına dahi kıyamazken kendi kalbinde nasıl koruyacaktı. İkisi de hislerinin arasında ince bir çizgide adeta süzülürken bu direniş ne zaman son bulacaktı ?
Çakır Kağan Alicioğlu prestijli, tanınan, aile ilişkileri magazine oldukça iyi yansıtılan zengin bir iş adamı. Görünmeyenin arkasında karanlıkların Gölgesi. Gölge, yer altı mekanlarının sahibi, kirli, karanlık işlerin adamı Gölge acımasızdır her şeye sahip olarak var oldu. Çakır, pusula ondandır o yön verir o yönetir. Elde edemeyeceği tek bir şey yok. Kağan içinde büyütmediği çocukluğuydu bir çocuğun merhametinin ellerinden alınışıydı. Çakır Kağan Alicioğlu ansızın gölgelerin arasından adım attığı her yerde azabıyla yüzleştiren, karşısında kimsenin duramayacağı bir adam. Bir kadının gözyaşlarında dağılan adam. Ansızın çıkmıştı Ahu Dila’nın karşısına. Hayatında yer edinmişti Ahu Dila onu tanımadan kabullenmişti. Çakır onu tanıdığıyla kabullenmişti. Ama Çakır onu nereden tanıyordu dersiniz ? Nasıl bi anda bu kadının hayatına bomba gibi düşüp hem kurtarıcısı oldu ? Onu kazanmak kaybetmekten daha ağır olacaktı.