7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in bu kült eserini okurken, sadece bir ailenin dağılışını değil, koca bir devrin ve o devrin savunduğu değerlerin nasıl eridiğini izledim. Ali Rıza Bey, dürüstlüğünden ve onurundan taviz vermeyen "eski toprak" bir baba figürü olarak karşımıza çıksa da, aslında değişen dünyanın hızı karşısında yorgun düşmüş bir adamın çaresizliğini temsil ediyor. Kitap boyunca çocuklarının birer birer savruluşuna şahit olurken, yazarın seçtiği "yaprak dökümü" benzetmesinin ne kadar haklı olduğunu anlıyorsunuz. Batılılaşmayı sadece lüks tüketim, dış görünüş ve eğlence hayatı sanan gençlerin, köklü bir çınarı nasıl içten içe kemirdiğini görmek çok sarsıcıydı. Televizyon dizisindeki o abartılı sahnelerden çok daha derin bir hüzün var bu metinde. Sayfalar ilerledikçe, Ali Rıza Bey’in o sessiz kabullenişi ve her yaprak düştüğünde biraz daha bükülen beli, insanın içine işliyor. Sonuçta bu sadece bir aile dramı değil; ahlak, sadakat ve ekonomik zorluklar arasında sıkışan insanın, ayakta kalma mücadelesinde verdiği acı tavizlerin hikayesi. Klasikleşmeyi sonuna kadar hak eden, bittiğinde uzun süre pencereden dışarı bakıp düşündüren bir eser.
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,1bin okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.