Postmodern feminizme indirilen bir katana darbesi benim için aslında ama terimler üzerinde çok durmak istemiyorum o yüzden genel olarak 2000 sonrası feminist tabanlı radikal görüşlere indirilen bir darbe demek istiyorum kitaba. Zaten feminizm, veganlık, hayvanseverlik gibi kavramları uçlarda yaşayan herhangi biri ile ortak bir paydada buluşabileceğimi sanmıyorum ben. Nasıl ki kendi dinini herkese dayatmaya kalkana, başkalarının yaşamını kendi inançları doğrultusunda şekillendirmeye çalışanlara yobaz deyip tepki gösteriyorsak saydığım ya da saymadığım kavramların radikalleri de benim için aynı yerde durmaktalar o yobazlarla, sadece durdukları uçlar farklı.
Bu kitabın yazarı ötanazi ile yaşamına son vermiş ki bunu ''erkek olmanın zorluklarını anladığı ve bunu kaldıramadığı için yapmış'' falan demiyorum elbette ama bir an için öyle bile olsa yapılan işe biraz saygı gerekiyor yine de. Sonuçta kadın bu işe girişirken feminist olarak tanımlıyor kendini, dahası ''yolculuğun sonu''nda da feminist kimliğini terk ettiği falan yok ama kitapta erkek olmanın zorluklarını anlattı ya bir kere, o sebeple radikal çevrelerce yeterince feminist bulunmuyor ve radikal çevrelere göre olman gerektiği kadar feminist değilsen, feminizm karşıtısındır zaten. Bu sebeple bu kitabı ve kadını da baya bir eleştiriyorlar. Ötanazi ile yaşamına son vermesinin kitapla alakalı nedenlerinin başında yaşadığı kimlik bunalımı geliyor, ama bu bireysel bir şey, yaşanılan erkek deneyimi ile, erkek olmak ile bir ilgisi yok, o sebeple bu trajik olayı yazının devamında rafa kaldırıyorum.
Feminist bir kadın, erkeklerin dünyasını anlamak için erkek kılığına girip erkeklerin takıldığı ortamlarda 18 ay geçiriyor. Başta bunun kendisine kadın olarak yaşaması pek de mümkün olmayan büyük özgürlükler getireceğini umuyor ama sonrasında görüyor ki erkek olmak da kadınların sandığı kadar güzel, basit bir şey değil. Kadının kitap boyunca tüm anlattığı bu aslında ve bu bile feminist çevreden büyük eleştiriler almasına yetiyor.
Kitabın son bölümleri benim için sıkıcıydı ama ilk kısımları da bir o kadar keyifli ve merak uyandırıcıydı. Kitapla ve yazarla ilgili şöyle genel bir eleştirim olabilir ki bence çok sık yapılan bir hatadır bu kadın erkek ilişkilerinde. Kadınların erkeklerden bekledikleri ile erkeklerin kadınlardan bekledikleri, ihtiyaçları aynı değildir. Norah Vincent, erkeklerin dünyasını anlatırken mecburen kadının gözünden, kadın duyguları, ihtiyaçları ile anlatıyor. O sebeple duygusal çıkarımlarına pek katılmıyorum kendisinin ama daha somut tespitlerini, kitabı okuyacak olan hem kadınlar hem de erkekler için çok faydalı görüyorum.
Kitabı okurken özellikle sonlara doğru, ''bence atıyor, biraz abartmış, bu da olmamıştır'' dediğim pasajlar vardı ama sonra Youtube'da kendisinin videolarına, dokümanlarına bakınca gördüm ki hepsi bire bir yaşanmış olabilir çünkü kadın gerçekten erkek olmuş görünüş olarak, en ufak bir şüphe duymazsın yani görsen. Ve işin ilginci yakışıklı da bir erkek olmuş aslında Vincent Norah. Ve yaşadığı sosyal sorunları -ki bunlar kitabın başları- yakışıklı denebilecek bir erkek olmasına rağmen yaşamış. Tabii burada kitaptan sapıp biraz evrimsel psikolojiye gireceğim ama, yaşadığı sosyal sorunların bazısının sebebi kendisinin özünde kadın olması bence. Her ne kadar görünüş olarak çekici bir erkek olsa da yukarıda bir yerde yazdığım üzere kadınların erkekleri çekici bulurken farkında olarak ya da olmayarak değerlendirdikleri kriterler dış görünüş kadar başka şeylerle de ilgilidir, bu durum erkeklerde ise tam tersidir. Yani erkekler daha dış görünüş odaklıdır. Tabii istisnalar ve diğer kriterleri olduğundan daha az önemli kılacak ekstra özellikler bu söylediğimin dışında kalır. O sebeple Vİncent eğer o görünüşle gerçek bir erkek olsaydı, yaşadığı sosyal sorunların bir kısmını yaşamayacaktı aslında kadınlarla.
Çok saygı duyulası, çok özel bir çalışma bence özetle. Duygusal çıkarımlarına, şahsi yorumlarına çok katılamıyorum ama. Şöyle bir örnekle ne demek istediğimi açıklamış olurum sanırım. Şimdi ben burada fake bir kadın profili yapsam, iki üç fotoğraf paylaşsam bir süre sonra erkeklerden mesajlar gelmeye başlar. Bir erkek olarak buradan yola çıkıp da ''kadın olmak çok avantajlı, bir sürü erkek var, istediğimi seçerim'' gibi bir çıkarıma varmam çok doğru olmaz çünkü bu hala bir erkek bakış açısının ve arzularının yansıması olur. Bir forumda pek çok kadından mesaj almak bir erkeğin fantezisidir çünkü, bir kadını mutlu edecek tatmin edecek başat şey değildir bu. İşte yazar, erkeklere dair çıkarımlarını yaparken bu hataya düşüyor bence.