Gönderi

Hipopotamlar
5/10
·147 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 17:38
Beat kuşağı aşağı, beat kuşağı yukarı derken, esnafla gereksiz samimiyetlerin sonucu insana bazen pişmanlıklar verir. Burada beat kuşağı ile esnafın ilgisi sahaftır. Tabii burada olay sahaf eleştirisi değil ama kitabı edinme şekli uzun sürünce anısı güzel olur. Bu tarz kitapları da seven az olur, bir iki basılır, sonra kaybolur. Beat kuşağı işte böyledir. Beat kuşağı tarihe bakarsak, ikinci dünya savaşı sonrası veya o civarlarda Amerika'da, New York'ta bir o yaka, bir bu yaka derken,(rey mysterio) şairler, yazarlar toplanmış, bu yazı hareketini icra etmişler. Buna da Beat Kuşağı denmiş. Zen felsefesi ve yol temalarını yansıtmışlar. Bu kuşağın önde gelenleri de işte bu kitabı yazanlar. Bu nesilden öncesine hani Jack London'ın Yol diye bir kitabı vardır, oradaki Hobolar diyebiliriz, sonrasına da Hippi'ler diyebiliriz. Bunlar da o ikisinin ara dönemi. Kitabın tercih edilme sebebi, tanıtımına bakarsak Beat kuşağı'nın öncü kitabı. O yüzden biraz bahsettim. Ama kitabın ilginç yanı yazılma ve yayımlanma arasında geçen 63 yıl. Kitabın içeriğinde yaşanan olayların gerçekten yaşanması ve içindeki karakterlerin, gerçekte öldükten sonra basılması. Bu ikisi küsmüş. Tabii bunu yazan Jack Kerouac abimiz yaşarken kitabı bastırmaya çalışmış ama olumlu cevaplar bulamamış. Kitabın konusu; bir William abimiz, bir Jack abimiz, olayları sırayla 2 karakter gözüyle olayları sıralar. 4 genç vardır. İçerler gezerler, bir şeyler yapmaya çalışırlar, yapamazlar, öyle bir döngü de geçer. Gerçek hayatta bu karakterlerden ikisi olan Lucien Carr ve David Kammerer'in ilişkisi, takıntı ve homoseksüellik durumuna evrilen bir ilişkiye dönerken, bu ilişkinin sonunda Lucien Carr, bu David'i öldürür. Bu planlı bir cinayet midir, kaza mıdır, gidip daha derin araştırmak gerekir elbet ama sonuçta kitapta bu olay kitapta sanki sıradan bir olaymış gibi anlatılır. Bu olaydan sonra William S. ve Jack Kerouac'ın hayatlarında değişiklikler olmuş. Biri morfin bağımlısı olmuş, biri sapıtmış falan filan. İlk Jack ölmüş, sonra William, sonra 2005'te Lucien Carr ölünce, demişler vakit bu kitabın basılma vaktidir. Yani şimdi kendime döneyim, kitap bitince dedim ki bu ne saçma bir şeydi, sonra tabii araştırınca bu yazdığım şeylere ulaştım. Yani içerik olarak gereksiz bir olay gibi anlatılan ama olaya dışardan bakarsak hazin. Bir de bu William abimiz Jack'tan daha güzel bir şekilde ifade etmiş kendisini, ama diğer kitaplarını incelediğimde sorunlu bir karakter olduğunu gözlemledim. Bu incelemeyi okuyan kişi soracak tabii, şimdi bu kitabı okumak gerekli midir? Bence değildir ama kendisine yeraltı edebiyatına ilgim var diyen bir kişi, ilerleyen hayat şartlarında bu beat kuşağından insanlara rastlayacaktır. Gerisi merak işi. Bir de bu tarz yazarlara devam ettikçe, diğer kitaplarında yazılarını ciddi anlamda geliştirdiklerini görürüz. Bu da ayrı bir mesele. Peki ya hipopotamlar?
Edebiyat
Ve Hipopotamlar Tanklarında HaşlandılarJack Kerouac · Sel Yayıncılık · 2015306 okunma
·
95 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.