Kuşak çatışması, geçmişten günümüze varlığını sürdüren bir olgudur. Babalar ve Oğullar romanı da bu çatışmayı merkeze alır. Bir yanda geleneksel taraf olan “babalar” diğer yanda ise yenilik ve bilimselliği vurgulayan “oğullar” vardır. Kitap, bu çatışmaların ekseninde döner.
Nihilizm düşüncesinin savunucusu olan Bazarov, romandaki uç noktayı temsil eden karakterdir. Akıl ve bilimi savunur, sanata ve duygulara karşı çıkar. Dünyadaki tüm olayların ve olguların bilimle açıklanması gerektiğini savunur. Duyguların insanı zayıflattığını ve ilerlemeyi durdurduğunu düşünür.
Kaderin cilvesidir ki, Bazarov karakterine çöküş yaşatan reddettiği duygular olur. Bir kadına aşkı, savunduğu tüm değerleri yıkıma uğratır çünkü aşk akılla açıklanamayan, kontrol edilemeyen bir durumdur. Bazarov’un toplumdan izole oluşu, sonrasında topluma karışma isteği ve en sonunda bıçak yarası enfeksiyonuyla ölümü romanın en çarpıcı kısımlarıdır. Önünde bilimle dolu uzun bir yaşam gören Bazarov, bilimin kurtaramadığı enfeksiyonu ile günden güne tükenir ve dünyaya veda eder.
Sonuç olarak; Babalar ve Oğullar kitabı insanın sadece akılla var olamayacağını, duyguların, aşkın kaçınılmaz insani özellikler olduğunu gösterir.
Her şey zıttıyla birlikte anlam kazanır: akıl duyguyla, yaşam ölümle var olur. Ivan TurgenyevBabalar ve Oğullar