Özlü edebiyatımızın en iyi novella yazarlarından biri bence. Kısa ve etkili metinler yazıyor. Bu metinlere dikkat ettiğim zaman hiçbir gereksiz unsur göremiyorum, olması gereken şey sade ve derinlikli bir şekilde anlatılıyor sadece.
Bir arayışın hikayesi Kanallar. Anlatıcı, sevdiği kadın Ana'yı bulmak için Amsterdam'ın kanallarla dolu sokaklarında gezinip duruyor. Ne bir adres ne bir telefon numarası. Elinde sadece bir sokak adı var ve bir isim: Ana.
Ana, anlatıcının "mutlak" olanı arayışını simgeliyor. Kierkegaard'ın Cordelia'sı ile sürekli benzerlikler kuruluyor metinde. Anlatıcı içindeki boşluğu dolduracak olan "mutlak"ı, Ana isimli bir kadında somutlaştırmış. Âşık ozanların diyar diyar gezip rüyada gördükleri yâr'i araması da, bu durumun Anadolu'daki ve eski dünyadaki bir yansıması tabii.
Mutlak'ı ararken seçilen mekanın da, kanallar ile iplik iplik örülmüş girift bir kent olması tesadüf değil bence.
Okuru kendi ruhunun karmaşık koridorlarında gezdiren, dili sade ve çabuk biten ama okurun içinde yankılanan bir anlatı Kanallar...