Sanat anlayışına güvendiğim birçok kişi önermişti bana bu kitabı. Her şeyin bi zamanı olduğu gibi bi kitabı okumanın da zamanı var. Sonunda geldi o zaman :)
Kitap gerçekten sarsıcı. Anlatıcı Yozo'nun yabancısı olmadığı hiçbir şey yok bu dünyada. Toplum, ülkesi, bayrağı, ailesi, arkadaşları, insanî erdemler... Her şeye ama her şeye yabancı birisi Yozo.
Evet bu tür kitaplarda topluma hiçbir faydası olmayan, kırılgan, depresif karakterlere çokça rastlıyoruz ve bazen bu anlayışa ciddi itirazlar da geliyor. İtirazları da yer yer haklı buluyorum ama bu insanlar yok mu hayatta? Korkunç acılar çeken, toplumla uzlaşamayan kırılgan insanlar... Kim bilir Yozo gibi Taxi Driver Travis gibi kaç insanla karşılaştık da biz onların içindeki koca dünyayı göremedik. Tuhaf ya da manyak deyip acılarına kulak vermedik. Bunu düşünmek bile beni ürkütüyor.
Ayrıca İ.Y. gibi romanların insanın kendini keşfetmesine, içindeki madeni kazmasına çok yardım edeceğini düşünüyorum.
Her toplumun içinde, geleneksel ahlak ve vicdan anlayışıyla uzlaşmayıp kendi bireysel yasalarını inşa eden insanlar mevcut. İşte onlara selam olsun çünkü B. Russell'ın dediği gibi "Devletin, dinin ya da ideolojinin doğru dediği değil, senin vicdanının doğru dediğine" yönelmelisin.
Russell'in sözünü tam hatırlamasam da aşağı yukarı böyleydi :) O zaman size benden bir tavsiye sevgili okurlar; insanlığımızı yitirmeden içimizdeki bireye ulaşmak mümkin değil. İnsanlığı yitirin ama insan olmayı unutmayın :)