·248 syf.····Okunma: 18 Ocak 2026 17:30 Her satırıyla ne kadar doğru, ne kadar hayatın içinden bir hikayeydi o öyle?
"Ey Allah'ım ben hep kendime merhamet aradım; merhamet etmeyi neden aklıma bile getirmedin?" cümlesiyle öyle çok şeyi sorguladım ki kendi hayatımda.
Beğendim.. Çok beğendim.. Az ağladım.. Çok düşündüm..
Aldıklarımın karşılığını verebiliyor muyum geç olmadan, diye çok sordum. Kendime verdiğim cevap, beni boğdu boğdu yere attı.
"Neden pazara koymuşlar bu anneler gününü, kimse işe gitmesin de annesine gitsin diye değil mi?" Bunu hiç düşünmemiştim mesela, niye sabit bir gün değil de sabit bir pazar diye. Düşünmek hiç aklıma bile gelmemiş.
"Sanıyorlardı ki herkesin annesi kendi anneleri gibi kış için barbunya poşetliyor." cümlesinde ne çok şükrettim.
Kaç satırın altını çizdim ve tekrar tekrar okudum, hesabı yok.
Yara bere içindeki bir hayatın; gerçek bir sevgiyle, arabadaki bir el tutuşla, bir bulmaca sayfasında küçük nüktedan bir ilgiyle sarıp sarmalanabileceğini gösteren sıcacık bir hikayeydi.
"Altı harfli bir tatlı mısın sen Meltem?"
Velhasıl, çok iyi geldi. Yel essin, kokusu gelsin .
Not: Sana çok kızgınım Meral.