İki adam, biri genç biri yaşlı. İnsanın ne olduğuna ve ne olmadığına dair felsefi bir tartışmaya başlarlar. Yaşlı adam bilge, genç adam onun öğrencisi gibi bir konuma gelir, sayfalar ilerledikçe. Bilge adamın savunduğu ve genç adamın inanamadığı bazı görüşler şunlardır:
İnsan bir makinedir, yapması gereken kadarını yapabilir. İnsanı övmek boşunadır, onu yaratan Tanrı'yı unutmamak gerekir.
İnsanın içinde hoşnut edilmeyi bekleyen bir efendi vardır ve kararlarımızı onu huzura erdirmek için alırız.
İnsanın kendine ait, özgün bir fikri yoktur. Çevresel etkenlerle, mizaç ve eğitim yoluyla elde edilebilecek bazı öğretiler vardır.
Mark Twain bu eserinde insan olmanın gereklerini, "şey" lerin sınırlılığını, içgüdü ve dürtü gibi kavramların içeriğini, Shakespeare'in ve Edison'un bir karınca ya da filin yaptığı işten çok da farklı olmayan işlerini ve daha pek çok olguyu örnekler vererek sorgular. Bu sorgulamayı da iki farklı kişi üzerinden anlatır.
Okurken bu iki farklı kişiye öyle inanıyorsunuz ki tek bir yazar tarafından yazıldığına inanmak güçleşiyor. Belki de onu klasik yapan etkenlerden biri de bu kişileştirmeyi başarılı bir biçimde yapmasıdır.
Son olarak kitap kısa ama soyut ve dolu bir felsefi atışma olduğu için çok hızlı okunmuyor. Bir solukta okunup bitirilecek bir kitap değil, üzerinde bol bol düşünülecek, notlar alınacak bir metin. Az fakat doyurucu
İnsan Nedir?Mark Twain
İnsan Nedir?Mark Twain · Can Yayınları · 202218,9bin okunma