Gece Yarısı Kütüphanesi, insanın pişmanlıklarla dolu zihninde dolaşırken bile hayata tutunabileceğini hatırlatan sıcak bir roman. Matt Haig, “başka bir hayat” fikrini karmaşık felsefi tartışmalara boğmadan, herkesin kendinden bir parça bulabileceği sade bir kurguya dönüştürüyor. Nora’nın farklı yaşamlar arasında gidip gelişi, mükemmel bir hayat arayışından çok, yaşanmakta olan hayatın değerini fark etmeye doğru ilerliyor.
Romanın gücü, büyük iddialar kurmamasında yatıyor. Küçük seçimlerin, basit mutlulukların ve görünmez bağların insan hayatını nasıl şekillendirdiğini incelikle gösteriyor. Okuru karanlık bir yerden alıp parlak bir sona taşımak yerine, yavaş yavaş aydınlanan bir farkındalık sunuyor. Gece Yarısı Kütüphanesi, derinlik iddiası taşımadan anlamlı olmayı başaran, umutla yazılmış bir kitap.