·400 syf.····Okunma: 18 Ocak 2026 21:32 Selamlar! Artık okuma düzenimin oturmaya başladığını Stephen kitaplarına girişmemden anlayabiliyoruzdur, oldum olası Doktor Uyku kitabını okumak istemiştim ve The Shining’in bir seri olduğunu görünce atağa geçtim. İşte buradayız
Bu hayalgücünün bahşedildiği bir dünyada sadece oturup o hayalgücünü izleyebilmek de bizim şansımız mı karayazımız mı bilemiyorum.
Kitabın bazı haunted sahneleri beynimin içinde tekrar tekrar dönüyor -hayır filmini izlemedim- , ilk okumaya başladığımda gece kâbuslar görerek uyandım (benim drama seviyesi ama maalesef gerçek)
O yüzden 1 gün falan ara verip devam etmem gerekti
Her şey Jack’in alkolik olması -Kötü Şey kullanması- ve öfke problemi yaşadığı için hem öğretmenlik yaptığı okulda hem de özel hayatında küçük oğlu Danny’e patladığı zamanlardan başlıyor. Okuldan atılması ardından kendine bir es verebilmesi için “alkol” arkadaşı Al’in ortak olduğu Overlook Hotel’ine kış bekçisi olarak başlıyor. Kışları çok çetin geçen, aylarca dış bağlantısının olmayacağı bu hotele 5 yaşındaki oğlu Danny ve eşi Wendy ile gider. Sezon kapanmadan önce herkes bir önceki bekçinin namını, bir önceki bekçinin hotel içerisinde birden şizofreni davranışlar sergileyip kendi dahil olmak üzere tüm ailesini öldürmesini anlatır. Ha akli dengesi yoktu herhalde hotelle ne ilgisi var! :) Jack Torrance karısını ve çocuğunu çok sever, öyle bir şey yapamaz.
Danny çok özel bir çocuk, sese vurulmayan şeyleri duyar ve aslında görmediği şeyleri görür. Hotel aşçısı Hallorann buna “Işıltı” demeyi uygun görüyor. Tony adında görünmez arkadaşı hotele gitmemesi gerektiğini, “Litak” denilen şeyin orada olduğunu söyler. Bu kadar güce bu kadar küçük bir çocuk. Elinden ne gelir ki?
E sanırım aklımda kalacak kadar özetledim. Şimdi gelelim ennn unutamadığım sahnelere.
Spoiler olabilir bundan sonrası
1. 217 nolu oda. O küvet içindeki tasvirler, kadının hınzır gülümsemesi aşırııı korkutucu ve ıslak ıslak kovalaması vs nasıl bu kadar canlandırıcı yazılabilir tüm sahnesi aklımda olduğu gibi kaldı
2.Bahçedeki şimşirden hayvanların canlanıp saldırıya geçebiliyor olması??? Yani bu nasıl bir manyaklıktır
3. Sanırım Tony’i ilk keşfettikleri sırada Danny’in aynada görmesi. O banyoda çöküp “kapıyı kilitlememi söyledi” lafları baya etkileyiciydi 10/10
4. KESİNLİKLE asansörün kendi kendine çalışıp Wendy’nin içinde konfetiler vs bulduğu an. Abi dedim cidden bu işte bir b var
5. Jack’in kilere kapatıldığında ghostlar tarafından yardım edilip dışarı çıkabilmesi.
6. Danny’in koridorlarda babasından kaçtığı sahneler. Babasının babası olmaması. O ürkütücü görüntüyü ve o dış görünüşünü aşırı canlı derecede görebilmemiz.
7. Hallorann’ın çene kemiğinin kırıldığı sahne. Wendy’nin göğüs kemiklerinin kırıldığı o bölüm… Aslında kitabın sonunda şu at çiftliğine girdikleri yerde Hallorann’ın onları öldürme düşüncesinde ve onun öncesinde hotele varma hikayesini de dinlemek bayaaaaaa korkutucuydu cidden bir şey olacak sandım
8. Danny’in tünel içerisinde küçük bir çocuk görmesi. Bu Stephen abinin de tünel/ yeraltı fantezisi baya güçlü yani “O” sonrasında her kitabında farkediyorum.
Yani kitap dehşet güzeldi. Evin içinde hafif korkacak kadar korktum. Bir gerilim/korku kitabının vadetmesi gereken her şey mevcuttu. 400 sayfaya neler sığdırmış ya :(