Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 12:36
Dün Barış Özcan’ın renklerle ilgili videosunu izledim. Ardından bu kitabı okuyup bitirdim; ikisini birbirine bağladım ve düşüncelerimi netleştirdim. Dünya giderek griye bürünüyor. Her şey beyaz, siyah ve gri tonlarına sıkışıyor. Renkli bir dünya ise yavaş yavaş yok oluyor. Böyle bir dönemde, Basim’in havanın bile renkli olabileceğini hayal etmesi beni derinden etkiledi. Oysa hayatın kendisi renklerden ibaret — duygularımız da dahil. Zaten her şeyi gözle görmek mümkün değil; bazen en önemli olan şeyler hislerle anlaşılır. Açıkçası bu, okuduğum ilk Arap romanıydı. Okuması akıcıydı, ancak daha derin işlenebilirdi. Kitabın adı, bence vaat ettiği etkiyi tam olarak karşılamıyor. Basim, kör doğmuş bir çocuktu. Ama buna rağmen umudunu kaybetmeyen, dünyayı kendi özgün algısıyla keşfeden bir karakterdi. Kitapta en çok etkilendiğim bölüm ise, dinleri farklı olmasına rağmen çocuklar arasında düşmanlık değil dostluk kurmayı başaran bir öğretmenin varlığı oldu. Bana kalırsa Basim’in duyguları renkler aracılığıyla daha güçlü bir şekilde ifade edilseydi, kitap çok daha etkileyici olabilirdi. Bu nedenle eserin önce Arap Edebiyatı Ödülü alıp ardından bu ödülün geri çekilmesini, şahsen yerinde bir karar olarak görüyorum.
Havanın Rengini Gören ÇocukAbdo Wazen · Dedalus · 2017105 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.