Puan vermedi·376 syf.····Okunma: 19 Ocak 2026 08:39 Kitap her güne bir doz genel kültür öğretmeyi amaçlayan bir kitap. Ne yazık ki bende bir sayfa okuyup kenara bırakacak, ve bu süre zarfı bir yıl sürmesini bekleyecek kadar sabır yok! O yüzden daha kısa sürede okudum peki ne kaybettim? hiç bir şey!
“entelektüel" kavramını bu kadar geniş bir iddiayla ele alan bir kitabın, içeriğindeki aşırı Batı merkezli ve özellikle de Amerikan-İngiliz odaklı tutumu dikat çekiyor. Entelektüel kavramı altında öğrenmek isteyebileceğim ve bence olması gereken bir çok konu yok. Kitabın tarih ve siyaset bölümlerine göz attığınızda, dünya tarihinin sanki Beyaz Saray’ın oval ofisinde yazıldığı hissine kapılırsınız. Amerikan başkanları tarihe yön veren aktörler gibi anlatılmış. Edebiyat ve sanat bölümlerinde ise İngiliz etkisi nefes aldırmaz. Ve gereksiz detaylar ile doldurulmuş. Elbete ki önemli ve büyük yazarlardan da bahsedilmiş ancak kitapta sunulan seçki, İngiliz monarşisinin ve İngiliz akademik geleneğinin (Oxford/Cambridge hattı) belirlediği bir kanonun dışına çıkmakta çok zorlanır. İngiliz şairleri ve yazarları "olmazsa olmaz" kabul edilirken; Doğu, Latin Amerika veya Afrika edebiyatının dev isimleri bu "kutsal" listede kendilerine ancak çok küçük dipnotlarda yer bulabilirler. Kitapta Amerikan başkanlarının çocukluk travmalarına veya İngiliz kraliyetinin akşam yemeklerine ayrılan sayfalar, Doğu'nun binlerce yıllık entelektüel mirasını adeta bir "dipnot" haline getiriyor. Kitabın her sayfasında “Mustafa Kemal Atatürk, Ekber Şah, Necip Mahfuz, Fuzûlî, İbn-i Haldun, Gazali ve İbn Rüşd’ gibi tarihe yön veren kişilere en azından bir sayfa ayrıldığını umut ederek okusam da maalesef ki hayal kırıklığı yaşadım.Bu da “Entelektüel” kavramının evrenseliktekten uzak olduğunu göstermiş oluyor.