Gönderi

9/10
·504 syf.··
2026 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 12:59
Tarihi bir olayın dönemini, zihniyetini, sosyal yapısını insanının dönem içindeki yerini ve psikolojisini boğazın maviliğini büyük pencereli yalılarıyla , yudumlayarak okuduk. İstanbul’un mekan olarak tasviri çok ele alınmasa da kişiler zaten onu betimliyordu. Kitabı okurken kişilerin sohbetlerinde panoromik olarak boğazı da kurguya dahil ediyor insan elinde olmayarak. Bu yönüyle insana İstanbul’u döneminde yaşatıyor yazar hem de çok zahmete girmeden. Yazar ustallığı bu olabilir. Eserde denge hakim. Yazar bunu bilinçli yapmış gibi. Kimse ya da hiçbir şey diğerinin önüne geçmiyor. Tarihi olayların anlatımı için işlevsellikten öteye geçmeyen karakterler yok bu eserde. Bu kişilerin ortak teması aslında “aşk”. Aşk gibi güçlü bir duyguyla kişilerin iç dünyasına ve ondaki gelgitleri zaafları, güçlü yönleri kısacası insan karakterinin özelliklerini anlatmak için bana göre. Burada amaç aşkın yüceliğini göstermek değil . İnsanın en gerçek halinin ancak böyle bir güçlü duyguyla ele alınabilmesinin kolaylığından seçildiğini düşünüyorum.Aşk insanı karakterinin ortaya çıkarılmasında en gerçek durumudur. Dikkatimi çeken tarihi durumu ele alırken yazar ortada durmuş.Ama imparatorluğun yıkılma sebebinin hilafet düşüncesinin köhneleşmişliğinden olduğunu düşünen İttihatçıların da çaylaklıklarını ortaya koymaktan çekinmemiş. Ülkeyi bir kaosa sürüklediklerini, aynı zamanda çıkan isyanda isyanın gerçekten kimler tarafından çıkarıldığının bilinmezliğinin şüphesini de hissettirmiş yazar. Alimlerin, şeyhlerin , molların aslında bir isyanın içinde olmadıklarının bunun için kendi aralarında isyana çıkanları tanımadıklarını ,onların gerçek alimler olmayıp sağda solda dini temsil eden kişiler olduklarını ortaya koyan bir belge yazıyorlar ve bunun zaman içinde hiçbir hükmü olmdığını vurgulamışlar yazar. Bütün bunlar da bir bakış açısı verme kaygısı olduğunu düşündüm. Abdülhamit’in kendini aciz hissettiği anları zaman zaman Reşit Bey’in bakış açısından okuduk. Ya da bazı anlarda Padişah’ın muhaliflerine yaşattığı zor durumları kendi yaşadığında onları hatırlayışlarına şahit olduk. Ama beni bu romanda en çok etkileyen Hediye oldu. İnsan kendini gerçek sevgiyi bulmanın çok zor olduğuna inandırdığı için olsa gerek onu bulduğunda fark edemiyor. Hediye sen kendi varlığını kabul etmeden Hikmet senin varlığını kabul edeceğini mi sandın. Sen aslında bir şey sanmadın hep gerçeği biliyordun. Sadece olana razıydın.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.