Nev-i şahsına münhasır kütüphane görevlisi bir kadının ,kendine danışanlara mutlaka istediklerinden farklı ve alakasız görünen bir kitap daha vererek hayatlarına dokunması eksenine oturmuş tatlı bir roman .
Roman, kütüphaneyi yalnızca kitapların saklandığı bir yer değil; yönünü kaybeden ruhlar için sessiz bir pusula olarak konumlandırıyor. sade ama bilinçli bir dili var ,Japon edebiyatının o tanıdık dinginliğini taşıyor: abartıdan uzak, küçük ayrıntılarda derin anlamlar kuran bir anlatı.
Karakterlerin her biri, aslında hepimizin farklı bir versiyonu. Hayatından memnun olmayan ama neyin eksik olduğunu da tam tarif edemeyen bu insanlar,kütüphanecinin beklenmedik kitap önerileri sayesinde kendileriyle dürüst bir yüzleşmeye davet ediliyor. Kitabın en eğlenceli yanı da burada başlıyor: Aradığını sanmadığın bir kitap, sana hiç beklemediğin bir soruyu sorabiliyor.
Bu roman büyük laflar etmiyor, dünyayı kurtarmaya çalışmıyor;Okurunu yormadan düşündüren, gülümseten bir metin. Aradığın Şey Kütüphanede Saklı, kişisel gelişim kitaplarının yüksek sesli vaatlerinden sıkılanlar için, sessiz ve naif bir yönlendirici .
Okumq durgunluğu yaşayanlar için önerebilirim çünkü hiç yorucu değil.Edebi yada felsefi derinlikli bir doyum bekleyenlere uygun olmayabilir .
Bir önceki kitabım gönül yorgunluğu verdiği için biraz soluklanmak için seçmiştim ,dolayısı ile benim ‘şu zaman” ım için uygundu.