Aşk Üzerine, aşkı yüceltmekten çok onu insanlaştıran bir kitap. Alain de Botton, romantik anlatının pürüzsüz perdesini aralayıp bize şu soruyu sorar: “Biz aşka mı âşığız, yoksa onun hayaline mi?”
Kitapta aşk; filmlerdeki gibi büyük jestlerin, kader anlarının değil, küçük kırılmaların, yanlış anlamaların ve suskunlukların toplamı olarak karşımıza çıkıyor. De Botton, iki insanın birbirine yaklaşmasını bir mucize gibi anlatmayıp; aksine bunun ne kadar kırılgan, tesadüfi ve psikolojik bagajlarla yüklü olduğunu gösteriyor. Okurken insan kendini sürekli şöyle yakalar: “Bunu ben de yaşadım.”
Edebi dili abartıya kaçmadan zariftir; samimiyeti ise tam burada başlıyor. Çünkü yazar, aşkı anlatırken okurla arasına bilgelik duvarları örmüyor. Aşkın içindeki bencilliği, korkuyu, çocukluktan taşınan yaraları ve beklentilerin ilişkileri nasıl sabote ettiğini saklamıyor. Aşkın düşmanının çoğu zaman sevgisizlik değil, yanlış beklentiler olduğunu fısıldıyor. Aşk ÜzerineAlain de Botton