Gönderi

Puan vermedi·176 syf.··
2026 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 21:08
Bazı kitaplar hakkında yorum yapacakken gelen o his : "Eleştiresim var ama haddim değil gibi" saygısı. O kitaplardan biri oldu benim için. Son dönemlerde simülasyon teorisi hakkında atomlarına kadar hakim olma isteğimden mütevellit, bildiğimiz anlamdaki simülasyon anlayışının"ata"sı olan kitaplardan biri olan bu kitabı okumasam olmazdı. Kendisi -99 yılında çıkmış olan 13.Kat filminin esinlenildiği, ve Matrix filmine de fazlaca etkileri olduğu söylenen kitaptır. Hikayesini, karakterleri, kurguyu sevdim. Bir anlığına o karakter ol : Kodlardan oluşan bir varlık olarak, sadece bir bilgisayar kodu olduğunu ilk öğrendiğinde ne hissederdin? Veya çevrendeki binlerce insana baktığında, bunların içinde "kötü insan" olarak tanımladıkların olsa bile onlar sadece öyle "yapıldıkları" , öyle olmak zorunda oldukları için, onları bilinçli olan kendinden çok daha "masum" olarak görmeye başlamaz mıydın? Bir anlığına o karakter olduğumda, aklıma ilk gelen bu soru oldu... Yazarın bu kitabı, bilgisayar dediğimiz makine henüz 3 odaya sığacak büyüklükte iken, öyle bir dönemde yazmış olması, "yapay zekâ" demese de yapay zekâları barındıran bir eser yazabilmiş olması, öngörüsü ve zekası hayranlık uyandırıcı. Bu klasiğe ve yazara duyduğum saygıdan ötürü çok kısık sesle ve başım öne eğik, mahcup şekilde bir eleştiri eklemek isterim. Kitap çok derinlik hissi sunmadı bana, içine çok giremedim. Sanki bir "olay kaydı" , olaylar sıralaması okuyormuşum gibi hissettim. Hani yazara bir anda ilahî bir ilham gelir ve gece uykusundan kalkıp , bunları biran önce aktarmak zorunda hissettiği için hemen kağıda döker... "Önemli olan şey olayın düşünsel veya hissel kısmı değil, bunu insanların bilmesi gerekkkk!!!! önemli olan şeyi aktarmalıyım."gibimsi bir his yaşamışçasına gözümün önüne geldi yazar. Kitaba özel pek çok terimin minicik bir açıklama veya tanım olmadan paldır küldür kullanılmaya başlanması ilk etapta tahayyül etme becerimi, ve kitaba alışma sürecimi yavaşlattı diyebilirim. Kitapla mesafeli bir ilişkimiz oldu, çok canciğer olamadık diyebilirim kısaca :) Son olarak başımı kaldırıp sesimi yükselterek iyi ki okudum diyebiliyorum. Ve tabiki yine ülkemizde değeri bilinmeyen yazarlardan biri - çünkü bazı okurların aşk meşk romantikli bişeyler, balon kitaplar- dışında pek birşey okumadigini, öğrenmeye açık gibi görünse de önyargıları sayesinde güvenli alanından çıkamayan okurlarımızın bolca mevcut olmasından kaynaklı. Ah o kitapçıların vahim durumdaki "çok satanlar" reyonları... Bu konudaki kişisel isyanımı da unutmadım elbette :D
Edebiyat
Simülakron-3Daniel F. Galouye · Yapı Kredi Yayınları · 202471 okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.