Thoreau’nun Yürümek’i, insanın anlam arayışı içinde anlamı nasıl aşındırdığını fark ettiren bir metin gibi okunabilir. Yürümek burada doğaya yaklaşmak kadar, insanın kendi yarattığı anlam kalıplarından geri çekilmesidir; üretmeye, faydaya ve hıza dayalı zihnin nazik bir itaatsizlikle askıya alınmasıdır. Mitolojiye yaptığı vurgu, insanın doğaya ve insana bakışının zamanla nasıl kutsaldan araçsala kaydığını gösterirken, yürüyüş bu kopuşa karşı sessiz bir hatırlatma olur. Belki de bu yüzden modern insan yürümekten çok koşmayı seçer; durursa, ararken yok ettiği anlamla yüzleşeceğini bilir.