Kısa, akıcı ve bittiğinde insanın içinde bir sıkışma bırakan kitaplardan.
Ofis, duvarlar ve bitmeyen yazı işleri insanı daraltıyor.
İş hayatında sana ait olmayan yüklerin, sanki çok normalmiş gibi üstüne bırakılması ne kadar yorucuysa, kitap da tam oraya dokunuyor.
Bartleby bağırmıyor, kavga etmiyor, açıklama yapmıyor.
Sadece “yapmamayı tercih ediyorum” diyor.
Geçmişiyle ilgili bildiğimiz tek şey ölü mektupları işi.
Belki de o mektuplarla şunu fark etti:
İnsanlar yazıyor, konuşuyor, çabalıyor… ama çoğu şey karşılıksız kalıyor.
Onu durduran, hareketsiz bırakan da buydu belki.