Gönderi

7/10
·134 syf.··
2026 3. kitabı
Daha önce bir kere Zülfü Livaneli okumuş ve edebiyat alanında o kadar da iyi olmadığına karar vermiştim. Hatta kitapsız kalmasam kendisine ikinci bir şans bile vermezdim. Fakat bir tane daha okuduk işte. Zülfü Livaneli'nin olayı toplumsal olaylara yer vermek. Bu iş güzel yapılamamışsa bile ben yine de saygı duyarım. Bu meseleleri dert edinmiş, üstüne bir de başkalarına anlatmak istemiş. Daha ne olsun. Kitabın sahip olduğu tek şey bahsini ettiğim saygıyı karşılaması değil, edebi açıdan da pek çok değer sahip. Güzel unsurlardan, çok ön planda olmadıkları sürece bahsetmem. Onlar zaten olmuş. Hissettiğim ufak pürüzlerden bahsetmek kitap zevkim ve kitabın bana söyledikleri adına daha faydalı. Neydi? Yazarın mekana olan hayranlığı, onu güzellemesi fazlaca hissediliyordu. Karakterler değil, kitaptaki anlatıcı değil yazar bubu söylüyordu. Yine bazı "özlü" düşünceler de karakter söylemiş olmasına rağmen yazardan çıktığını hissettiriyordu. Yağı ile bütünleşememiş bir yemek havası vardı. Bazı kısımlar da "onu fark etmemiş" denmesin diye eklenmiş gibi hissettirdi. Sanki açıklama... Bu kadar olayın bir böylesine kısa bir anlatıya sıkıştırılması da biraz garip hissettirdi ama kitabı kenara bırakıp düşününce bir Ege kıyı köylüsünün bir gününde bunların hepsi birden olabilir. (çocuk dışındaki olaylar)
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.