Çalınan Dikkat ve Kendi Akışımızı Yeniden Bulmak
Puan vermedi·320 syf.··
2026 1. kitabı
Bir süredir fark ediyorum ki, odaklanmak neredeyse kaybolan bir sanat haline geldi. Johan Hari’nin “Çalınan Dikkat” kitabını elime aldığımda, aslında kendi yaşam pratiğime de ayna tutmuş oldum. Çarpıcı alıntılarından biri hâlâ zihnimde: “İnsanı tatmin etmeyen bir uğultunun içinde, her şeye hızlıca göz gezdirmekle yetiniyoruz.” Bu cümle, aslında günümüzün dijital dünyasında hepimizin nasıl bir bilgi seli içinde kaybolduğunu ve derinleşme fırsatını nasıl yitirdiğimizi özetliyor. Kitap, yalnızca bir eleştiri değil, aynı zamanda bir farkındalık yolculuğu. Örneğin, Hari’nin dile getirdiği gibi “Teknolojinin amacı bizi insanüstü hale getirmek değil, insanlığımızı güçlendirmek” düşüncesi, bana bir boya fırçasının ya da bir müzisyenin çellosunun aslında nasıl insani bir genişleme aracı olduğunu hatırlatıyor. Altını çizdiğim bazı cümlelerde, dikkatimiz, tıpkı bir spot ışığı, bir yıldız ışığı ve en sonunda bir güneş ışığına benzetiliyor ve katman katman nasıl kaybolduğundan bahsediliyor. Kendi hayatımda da fark ettiğim üzere, o spot ışığının giderek zayıfladığını, yıldızların yön göstermeyi bıraktığını ve nihayetinde güneşin bile dikkat dağınıklığı bulutları ardında kaybolduğunu hissetmiyor muyuz? Bir noktada, kitapta bahsedilen “dikkat isyanı” kavramı dikkate değer bir kavram olarak öne çıkıyor. Çünkü bu sadece bir bireysel uyanış değil, aynı zamanda toplumsal bir direniş çağrısı. Dikkatimizin çalındığı bu çağda, belki de en devrimci eylem, odaklanma becerimizi geri kazanmaktır. Hari’nin işaret ettiği “Bir şeyin kullanımını kolaylaştırmak, insanlığın daha iyiye gideceği anlamına gelmiyor” cümlesi, aslında her kolaylaşan şeyin bizi daha iyiye götürmediğini hatırlatıyor. Tam tersine, bazen yavaşlamak, bir kitabın sayfaları arasında kaybolmak ya da sadece bir dostla göz göze gelmek, bizi insanlığımıza daha çok yaklaştırıyor. Kendi adıma, bu kitabı okurken öğrendiğim en önemli şey belki de şuydu: Dikkatimizi çalan dünyaya karşı, bazen küçük ama anlamlı bir direnç göstermek mümkün. Belki bu, telefonumuza uzanma dürtüsünü 10 dakika ertelemek, belki de sosyal medyanın sunduğu yüzeysel ödüller yerine bir kitabın derinliğine dalmakla başlıyor. Sonuç olarak, “Çalınan Dikkat” bana hem kişisel hem de toplumsal bir farkındalık sundu. Bu yazı, hepimiz için de bir davet olabilir. Kendi 'dikkat isyanı'nı başlat ve belki de o akışı, o kaybolan güneş ışığını yeniden bul.
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
··
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.