Puan vermedi·309 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2025 23:53 Dünyanın en yalnız beyni daha fazla yalnız kalmasın diye yazılmış bir kitap bu. Nereden mi biliyorum? Çünkü okurken hep aklımdan şu geçti; keşke ergenlik dönemimde karşılaşsaydık, o zaman okuyabilseydim.
Bu kitap ergenlere hitap ediyor. Hem de çok anlamlı bir şekilde. Mavi… Biraz büluğa ermeyi biraz özgürlüğü çağrıştıran o şiirsel renk ile. Elbette kitabı ebeveynlerin, eğitimcilerin hatta politikacıların da okuması faydalı olacaktır.
Ama doğrudan seslendiği ergen ile buluşması kadar etkileyici sonuçlar doğurmayacaktır hiçbiri. Çünkü anlayamadığın değişimleri anlamanın, seni suçlayanların bazen haksız olabileceğini bilmenin hatta sadece onaylanma hissinin değeri bile paha biçilemez.
Serkan Karaismailoğlu bilim ışığında ergen beynini inceliyor Dünyanın En Yalnız Beyni’nde. Beynin kendini inşa ettiği bu dönemde geçirdiği değişimleri, olgunlaşmış ve henüz olgunlaşmamış bölgelerini, bunların ergenin hayatına etkilerini görüyoruz.
Yetişkinlerin “şimdiki gençler de …” diye başlayan cümlelerinin aslında kendi gençliklerinden çok da farklı bir şeyi anlatmadığını ve hepsinin temelde ergen beyninin farklılıklarından kaynaklanan süreçler olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz.
Bence burada en etkileyici nokta yetişkinlik yolunda toplanması gereken taşların tam da bu ergenlik yolunda bulunması. Yol biraz engebeli ama o taşların herbirine ihtiyaç var. Müthiş bir sistem.
Tabii burada işin sadece ergenle bitmediğini belirtiyor yazar. Ergen, aile ve okul iş birliği içinde olmalı ki, “biz nerede hata yaptık?” diyeceğimiz değil hem kendini hem de içinde yaşadığı toplumu ileri taşıyabilecek gençler yetiştirebilelim.
Bu konuda bilimsel olarak faydaları kanıtlanmış yöntemler de sunuyor yazar. Bu nedenle özellikle eğitim konusunda politika yapıcılara çok iş düşüyor. Ama onlar görevini yerine getirene kadar nesiller kaybetme lüksümüz yok.
Bu kitabı başta ergenlik çağındaki gençlerimize, sonra ebeveyn ve öğretmenlerine ısrarla tavsiye ediyorum. Bilmediğim o kadar çok şey öğrendim ki. Sadece ergenleri anlamamızı, onların da içlerindeki gücü fark etmelerini sağlamayacak, nöronlarımıza da iyi gelecek. Daha ne olsun.