İlk flemenkoyu izlediğimde bu insanlar neden bu kadar iyi dans ederken mutsuz ve ağlamaklı diye düşünmüştüm sanırım şimdi daha net anladım. Kitapta ise Beni en çok etkileyen şey, yazarın bu tuhaf olayı yalnızca tarihsel bir anekdot olarak anlatmaması oldu. Dans salgını üzerinden dönemin yoksulluğunu, baskısını, toplumsal çürümeyi ve insan psikolojisinin kırılganlığını müthiş bir ustalıkla işliyor. Kitap ilerledikçe anlıyorsunuz ki, o durmadan dans eden insanlar aslında yalnızca bedenleriyle değil, acılarıyla, çaresizlikleriyle de savruluyorlar.