Gönderi

Baybars
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 21:04
Rüknüddin Zâhir Baybars El- Bundukdâri.. İsmi, tarih kitaplarından başka yerde malesef geçmeyen ünü ve yaptıkları gölgede kalmış bir Sultan ve komutan olan Baybars Kıpçak Türk'ü dür. Savaşta Haçlı ordularını ve Moğolları yenerek tarihin akışını değiştirmiştir. Hilafeti kurtarmıştır. Memlük Devletinin Gerçek kurucusu olarak görülmektedir.. Baybars mavi gözleri ve keskin bakışları ile sol gözündeki leke bazılarını korkutuyordu.(S.29) Baybars; Çocuk yaşında Harezmiler tarafından kaçırılmış, Sivas köle pazarında Mısırlı köle tüccarı satın almış, belirli bir süre ağır işlerde çalıştırıldıktan sonra Tutsak olan Eyyubiler Emiri Alaaddin Aytekin Bunduldari'nin kurtulmasına vesile olmuştur. Emir Baybars'ı her türlü eğitim ve öğretimden geçmesini sağlarken Bundukdari ismini ona vermiştir. Kısa zamanda Eyyubi Sultanı Salih Necmeddin'in sevgisini ve güvenini kazanarak kölelikten kurtulurken Ordu da bir rütbe verirken Rükneddin ismini almıştır. Moğollara karşı Ayncalut savaşındaki kahramanlığı, taktik ve öngürüsüyle kazanılmasında büyük rol oynarken halkın kendisini tanıması ve sevgisi ile takdir edilmiştir. Yaşadığı dönemde, sıfırdan gelerek adım adım basamakları çıkan Baybars..kölelikten Sultanlığa izlediği yolda tarihe ismini altın harflerle yazdırmıştır. El Melük-ül Zahir Sultan Rükneddin Baybars on sekiz yıl Mısır tahtında kaldı. Sultan olarak ilk uygulaması Moğol saldırıları nedeniyle Kutuz'un koyduğu ek vergileri kaldırarak halkın rahatlamasını sağlamak oldu. Daha sonra hilafet merkezini Bağdat'tan Şam'a naklederek halifeliği, sembolik yetkileri olan dini bir kurum haline getirirken onu büyük ölçüde siyasetten arındırdı. Aybek ve Kutuz döneminde dağıtılan Bahri Memlükleri yeniden toparlayarak onları eski güçlerine kavuşturdu. Bilgi akışını kolaylaştırmak için eğitilmiş güvercinlerin kullanıldığı sistemli bir posta örgütü ile birlikte geniş bir istihbarat ağı oluşturup, iç güveniliği sağladıktan sonra yeniden dış siyasete yoğunlaştı. Bu bağlamda Moğollarla tam on kez savaştı. Her seferinde onlara ağır kayıplar verdirirken, son olarak Anadolu Müslümanlarının yardım istemesi üzerine Akçaderbendi aşıp, girdiği Elbistan Ovası'nda Moğol ordusunu imha ederek, onları İslam dünyası için bir tehdit unsuru olmaktan çıkardı. Moğolları etkisiz hale getirdikten sonra, yüzyıldan fazla İslam topraklarını işgal eden Haçlılar üzerine yirmi sefer düzenleyerek Kayseri'ye, Arsui Şekif, Safad, Antakya, Hısn-ül Ekrad, Adana, sis(kozan), misis, Ayas ve Tarsus gibi işgal altındaki İslam topraklarını kurtardı. Beldelerde büyük bir imar faaliyeti başlatarak yollar, köprüler, hastaneler inşa ettirdi. Uluslararası ticareti geliştirmek için kervansaraylar yaptırıp, sağlam menzil örgütleri kurdurdu. Açtığı medreselerde bilim ve düşünce hayatının gelişmesini sağlayarak, hukuk devleti anlayışının yerleşmesine çalıştı. Mısır ve Suriye onun saltanatın da en parlak yıllarını yaşadı. 1277 'de rahatsızlanarak öldüğünde elli dört yaşındaydı.(S.396,397)
Türk Tarihi
BaybarsOrhan Yeniaras · Panama Yayıncılık · 2018326 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.