·256 syf.····Okunma: 21 Ocak 2026 01:30 Çöl Çiçeği’ni okurken kendimi “bir kitabı okuyorum” gibi değil de, biri karşıma oturmuş da hayatını anlatıyormuş gibi hissettim. Bazı yerlerde durup kitabı kapattım, “gerçekten bunları yaşamış olabilir mi bir insan?” diye düşündüm. Okuması kolay ama etkisi ağır bir kitap.
Beni en çok çarpan şey, anlatılanların süslenmemiş olmasıydı. Acıyı dramatize etmeye çalışmıyor, zaten buna gerek de yok. Yaşananlar öyle sert ki, sade bir anlatım bile insanın içine oturuyor. Özellikle çocukluk kısmında insan ister istemez öfkeleniyor; dünyaya, insanlara, düzene… Ama bir yandan da hayran kalıyorsun. Bu kadar şeyin içinden geçip ayakta kalabilmiş olmasına.
Kitap boyunca sürekli şunu düşündüm: Bazı hayatlar gerçekten sıfırdan bile başlamıyor, eksiden başlıyor. Buna rağmen vazgeçmemek, kendi yolunu açmak büyük bir güç istiyor. Çöl Çiçeği bana acıma hissinden çok, “bu kadarına rağmen” duygusunu yaşattı.
Bittiğinde mutlu hissetmiyorsun ama güçlü hissediyorsun. İnsanın bakış açısını değiştiren, bazı şeyleri yeniden sorgulatan kitaplardan. Okuduktan sonra kolay kolay akıldan çıkmıyor…