·432 syf.····Okunma: 14 Ocak 2026 21:44 İlk olarak kitap hakkındaki düşüncelerimi belirteyim. Kitap güzel. İçeriği komik, gerilimli, gizemli ve en önemlisi de kaoslu. Okurken de sizi sıkmıyor, darlamıyor. Akışı gayet güzel ilerliyor. Olay zinciri baya bir merak ettirici zaten. Ben beğendim. Kitabın kalın olması sizi gaflete düşürmesin, heyecanlı bir kitap.
Konusuna gelirsek.
Kitabımızın konusu Emniyet Müdürü olan Sergen Alatan çok büyük bir mafya örgütünü çöktürmeye çalışıyor. Bunun sadece tek ailesi olan kızı, Gün Aksa Alatan var. Aksa küçüklüğünden beri çok meraklı birisi olduğu için Gazete Muhabirlik bölümünü okumakta. Bir gün Sergen Alatan'ın araştırdığı örgüt onu durdurmak için ve de uyarı vermek için çok nadir kullanılan, o zamana kadar sadece 2 kez yapılan 'mühür damgalama' işini kızına yapıyorlar. Aksa'ya bunu yaptıkları vakit Aksa ellerinden kaçmayı başarıyor. Kaçarken de bu örgütün eski 3 büyük liderlerinden biri olan Bartol Karalav'ın oğluna yani erkek ana karakterimiz Boris Vedran Karalav ile karşılaşıyor sonrada ondan yardım istiyor. Ve olaylar silsilesi başlıyor. Küçükte bir dip not: Sonu sizi büyük şaşırtacak. Yani hemen 2. kitabına başlayacaksınız. Bende öyle oldu.
BUNDAN SONRASINDA SPOİLER VARDIR!!
Allah seni bildiği gibi yapsın Sergen. Lan kızını resmen sana muhtaç haline getirmişsin. Hayatını yaşamasına da izin vermiyorsun. En değerli kolyesine takip cihazı yerleştirmek ne?! Buda yetmiyormuş gibi hiç bir halta yaramayan koruma dikmişsin peşine. Kız nefes almayı unutacak nerdeyse. Bu ne biçim bir manipülasyon? Boris Allah seni bu kitapta da bildiği gibi yapsın. Aksa tek masum olanınız. Boris sana da daha fazla kızamıyorum çünkü Aksa'nın ilerdeki maniti olacaksın. Demek ki iyi yanların var. Bu yüzden susuyorum. Ama yazar sende iyi kurgulamışsın. Bütün olayların kaosunu resmen son dakikada patlatmışsın. Helal olsun.
İncelemem bu kadardır. Okuduğunuz için teşekkür ederim.