(...)Ruht vardı. Martin'i, kendisi olduğu için sevmişti, o kesin. Ama burjuva toplumunun insanlara değer biçme yönetimini, Martin'i sevdiği kadar, hatta ondan da çok seviyordu.
Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez.
Babasının, annesinin, kardeşlerinin ve Olney'nin zihnini her daim takip edebilmiş olduğu için Martin'in zihninin akışını izleyemeyince kabahatin onda olduğuna kanaat getirmişti. Sadece kendi dünyasıyla sınırlı dar görüşlünün, evrensele akıl hocalığı yapmaya çalışmasının kadim tragedyasıydı bu.