Merhaba, bugün Altı Saniye kitabını inceleyeceğiz.
Öncelikle bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitabın konusunu ve anlatım tarzını beğendim. Özellikle bölüm başlarında Poyraz'ın geçmişine dönüp tekrar günümüze gelinmesi, böylece gizem unsurunun ön planda olmasını sevdim.
Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse başrol kadın karakterimiz Ekin, yüksek lisans eğitimi için çocukken yaşadığı şehre geri döner ve burada part-time bir işe girer. İş yerinin müdürü bir gece öldürülür ve bu adam en son Ekinle tartıştığı için Ekin'den şüphelenirler. Davaya bakan komiser Murat, başta Ekin'den şüphelense de sonra katilin Ekin olmadığını anlar ve Ekin'le birlikte gerçek katili bulmaya çalışırlar.
Poyraz ise küçüklüğünden beri babasından fiziksel ve psikolojik şiddet görmüş, annesi tarafından sevilmemiş bir çocuktur. Çocukluğunda kısa bir süreliğine Ekin'le arkadaş olmuşlardır. Poyraz, Ekin'i unutmasa da Ekin zamanla Poyraz'ı unutmuştur. Ekin şehre geri döndüğünde Poyraz'la tekrar karşılaşırlar ve birbirlerini hatırlarlar. Kısacası bu üç kişi birlikte katili bulmaya çalışırlar ve en son Murat ve Ekin Poyrazdan şüphelenirler.
Kitapta Ekinin annesinin ona söylediği bir cümle var. İnsanlara ceza vermenin onun görevi olmadığını, kötü sandığı birinin iyi çıkabileceğini, yanılabileceğini ve yanıldığı zaman da her şey için çok geç olabileceğini söylüyor. Ekin başta bu uyarıyı dikkate almasa da sonra yaşayarak bu cümlenin doğruluğunu çok acı bir şekilde tecrübe ediyor.
Yazar bu kitabı, ' insanın geçmişi gelecekte kötü biri olup olmayacağına belirler mi?' sorusundan yola çıkarak yazmış. Kitap tamamen bununla ilgiliydi ve bu düşünceyi iyi bir şekilde işlediğini düşünüyorum.
Kısacası kitabı beğendim ve okumak isteyenlere önerebilirim. Başka bir kitap yorumunda görüşmek üzere.
Altı SaniyeFatma Şamata
Altı SaniyeFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025412 okunma