Ahit Sandığının tarihçesi ile başlayalım
Hz. Davud döneminde şehir birleşik Yahudi krallığının başkenti ilan edilmesiyle kudüs’e taşındı. Hz. Süleyman tarafından yaptırılan Süleyman mabedine konulan sandık MÖ 587 yılında Beytülmakdis’te kaldı. Aynı yıl Babil kralı şehri işgal edince sandık kayboldu.500 yıldır bulunamayan sandığın tahrip edilemediği ve onu koruyan Levililer tarafından mabedin altında gizli bir bölmede saklandığı inancı yayıldı.Ms.70 yılında Roma valisi Titus’un Beytülmakdis’i yıktırıp odaya ulaştığı ve mabedin kutsal eşyaları ile sandığı da Roma’ya götürdüğü varsayılıyor. En son Mö. 587 yılında görüldü. Romalıların baskılarından Esseniler Antakya’ya yerleştiler en yaygın görüş sandığın Antakya civarında olduğudur.
Hz. Musa’nın asası Bozon’un 6. Gününde alacakaranlıkta yaratıldı. Cennet bahçesinde Adem’e ondan Nuh’a , ibrahim ‘e ,İshak’a, Yakup’a yani bir çok peygamber tarafından kullanıldı. Şu anda Topkapı Sarayı’nda Kutsal Emanetler bölümünde nasıl geldiğine dair bir kayıt yok. Bir ihtimal sultan selim zamanında Mısır’dan gelen kutsal emanetler arasında geldiği söyleniyor.
Kitap yorumuna başlamadan önce 2006 yılında yazılan bu kitabın içeriğini kurgulaştırılmış roman dışında siyasi bir gözle okursanız yıllar öncesinden planlanan olayların bir kısmının gerçekleştiğine şahit olursunuz israilin planlarına ABD ile son hız devam ettiklerini görürsünüz filistinlilerin halleri malumunuz peki ya iran’a ne demeli planlar hız mı kazandı dersiniz ? bu kitabı o yıllarda okuyanlar gerçeğe aykırı demiş kimi mehdi kavramını eleştirmiş ben olayın o yönüne değil de planlara bakıyorum önceki papanın illa iznik’e gitmelisin vasiyeti ardından gelen papanın ülkemize gelmesi papanın ABD başkanına git konstantinopol’i al demesi sizce de plan tıkırında işlemiyor mu ?