Gönderi

Bana Yol Göster Diaz Birader! - Şeytanlar
10/10
·666 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 16:27
Joe Abercrombie nin okuduğum dördüncü kitabı Şeytanlar . Okurlarını Tanrı’nın eserleriyle buluşturuyor bunu yaparken de okuyup okuyabileceğiniz en çılgın, tehlikeli ve birbirine sadık ekibi kuruyor. Romanımız; kilise hiyerarşisinden sevilen Diaz Birader isimli rahibin Kutsal Şehire Kardinal Zizka tarafından görüşmeye çağırılması ile başlıyor. Kendisine elf kıyametinin başlayacağını, Kutsal Menfaat Şapelinin de boş durmayacağını ve Diaz Birader kontrolünde bir ekip tahsis edileceğini söyler. Bir yandan bu ekipte Majesteleri Prenses Alexia vardır kendisi de yıllardır kayıptır. Onu da Truva’ya hak ettiği tahtına ulaştırmalıdırlar. Kötülükle savaşmak için şeytanlar yanında olmalı! Balthazar Sham Ivam Draxi bir nekromansördür. Zindanlarda çürümek veya Diaz Biraderin iradesinde kendisine verilen görevi yapmak arasındaki tercihi elbette bu ekibe dahil olmayı seçmiştir. Baron Rikard bizim yetenekli uzun ömürlü vampirimizdir. Bir de Sunny isimli hızlı hareket eden gölgelerden bile gözükmeyen müthiş sessiz bir elf, Vigga isimli bir kurt kadın, Kilise Baptisti ile gözlerin gördüğü en sıradışı ekibi oluştururlar. Bu yolculuğun iznini de Çocuk Papa Birinci Benedicta’dan alırlar. Alexia Truva’nın Yılan tahtına nasıl oturacak diye çok düşündüm kitabı okurken, sonuçta yıllardır kayıp ve bir doğum lekesi ve yarım bir para sikkesi ile “Haydi ben geldim hüküm ediyorum.” demesi garip olacaktı. Aa, unutmadan Alex dayısı ve Truva askerleri onu bulmadan evvel profesyonel hırsızlık yaparak geçinen birisi. Öyle güzel detaylar verdim ki “Şeytanlar” gerçekten okunmayı baştan sona hak eden inanılmaz keyifli, espirili, tempolu, yer yer ürkütücü, sonu tahmin edilemeyen olağanüstü bir fantastik roman. Nasıl zamanlar diyeyim sizlere tam da dev şatolarıyla, şövalyeleriyle, halkıyla, tek hamlede en büyük düşmanın en yakın müttefik olacağı bir Ortaçağ Krallığı zamanlarında geçiyor. İmparatorların içkisine, yemeğine karıştırılan zehirler ile ölmesi hiç de garip karşılanmıyor. Kitapta “Aziz Natalia Alevi” adında bir konu geçiyor. Hiç sönmeyen bir ateşmiş. Bu genelde fantastik eserlerde yazarların sıkça kullandığı bir metafor ve ben de böyle anlatımları çok yakıştırıyorum. Balthazar ve Vigga en sevdiğin iki karakter oldu. Birader ile Vigga’nın sürpriz yakınlaşması ile Tanrı ile arasındaki verdiği söze ne kadar uyuyor o da ayrı bir ironi. Balthazar’ın yaptıklarına ise büyü değil anca sanat derim. Truva’da ne muhteşem bir ölüleri dirilterek ordu yarattı o sayfalar hayranlık uyandırıcıydı. Benim için böylesine bir romana zaman ayırmak çok değerliydi. Hatta zaman zaman ben de kendimi “Şeytanlardan” biri gibi hissettim. Samimiyet içeren bir eser bulmak günümüzde öyle zor ki…Abercrombie’nin kutsallığa bakış açısını sizler de merak ediyorsanız haydi 1000K, hemen bu kitabı edinin!
Fantastik
ŞeytanlarJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 202579 okunma
·
1.316 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.