·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ocak 2026 16:48 Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un 2002 yılında yayınlanan Kar adlı romanının çevirileri 2004 yılından başlayarak yayımlandığı her ülkede en çok satan kitap olmuştur. New York Times gazetesinde “Yılın En İyi 10 Kitabı”ndan biri ilan edilmiştir. Ayrıca Türkiye’de birinci baskısı 100 bin olan ilk roman olarak çıkmıştır piyasaya.
Roman Birleşik Amerika’da “Laiklik, Modernleşme, Batılılaşma, İslam ve Siyasal İslam” konularında üniversitelerde en çok okutulan metinlerden biridir. “Kar” özellikle Avrupa’da pek çok kereler sahneye de uyarlanarak tiyatrolarda oynatıldı.
Pamuk’un geçen yüzyılın son günlerinde yazarken Türk okurundan başka kimsenin ilgilenmeyeceğini düşündüğü romanı 53 dile çevrilerek dünyada “Türkçe yazılmış en çok okunan kitap” niteliği kazandı.
Türk okur ve edebiyat tarihçilerinin romana ilgisi ise yazarının 2006 yılında Nobel Ödülü almasıyla yoğunlaştı. Kısa sürede “dünya okuru” ile “yerli” okurun ilgileri ve yorumları arasında çok ilginç koşutluklar, çelişkiler ve tartışmalar çıktı ortaya. “Kar”, Orhan Pamuk’un hakkında en çok yazı yazılmış, karşılaştırmalı edebiyat âlimleri tarafından defalarca yeniden yorumlanmış kitabıdır.
Orhan Pamuk bir söyleşide; “Aklımdaki hikayeyi Türkiye’nin çok kar yağan ücra bir yerinde, bir kasabada geçirmek istiyordum. Bu kasabada Türkiyenin küçük bir modelini yaratmak istiyordum. ” diyerek aslında Kars’ta Türkiye’yi anlatmak istediğini söylüyor.
Kars burada bir anlamda Türkiye’nin temsil edildiği bir tiyatro sahnesi gibidir.
Ermeni, Rus, Osmanlı gibi farklı medeniyetlerin izlerini barındıran bu nedenle etnik, kültürel ve politik özellikleri açısından çeşitlilik barındıran Kars şehrini modern Türkiye’de geçen anlatısının merkezine koymuş.
Kar, öyküsüyle, kurgusuyla kendini sıkmadan okutan bir roman. Kar romanını bir cümleyle özetlemek gerekseydi bu cümle kesinlikle şu olurdu: Siyasal İslam Güzellemesi. Pamuk bunu öyle gizleyerek ya da dolaylı olarak değil açık açık yapmış.
Kar’ı bir çok biçimde okumak mümkün. Siyasi yapısının aksine bir aşk romanı olarak da okuyabilirsiniz. Kar’ı en görünür yüzeyde önce yıllarca Almanya’da siyasi mülteci olarak kalmış bir Türkiyeli şairin, Türkiye’ye döndüğünde, türbancı genç kız intiharlarını araştırmak bahanesiyle bahanesiyle diyorum, çünkü gerçek neden üniversite döneminden aşık olduğu ve şimdi kocasından ayrıldığını duyduğu İpek’le yeniden karşılaşmak istemesidir. Kars’ta, mutlululuğu aradığı; fakat onu bulduğunu sandığı anda yaptığı bir yanlış sonucu yitirdiği bir aşkın romanı olarak da okuyabilirsiniz.
Keyifli okumalar…