hayat bazen seni durdurur. Sen koşmak isterken, o önünde görünür bir duvar ortaya koyar. O anlarda kendini yetersiz sanırsın; geçilemez, eksik korunur, yanlış bir yerde takılıp toplanırlar. Ben de öyle sandım. Kapılar kapanırken, “Biraz daha zorlarsam açılır” diye düşündüm. Ellerim acıyıncaya kadar kapıları kapattım. Meğer açılmayan her kapı, beni dışarıda bırakmak için değil; Henüz hazır değildim bir hayattan korunmak içinmiş
Zamanlar gösteriliyordu… O, kaybolan sandığı şeyler aslında senden alınmamış, senden saklanmış. Çünkü insanın isteğine hemen kavuşmuş olsaydı, bazı gerçekler hiç öğrenilemezdi. Beklemek yakıyor, evet. İnsan beklerken kendini sorguluyor: “Ben nerede yanlış yaptım?” Oysa mesele yanlış yapmak değilmiş; Dava henüz devam etmemiş. Henüz hiç kimse yoktu
Gecikmeler bana sabretmeyi öğretmedi sadece; beni içime doğru yürüttü. O bekleme anlarında kendimle daha çok yaşadım. Korkularımı, acelemi, yaşam sürecimi hızlandırdığımı gördüm. Bir olmaması, beni yavaşlatması. Yavaşladıkça fark ettiniz: Ben hep bir patlama büyümeye başladı, geride bırakmışım
sonra bir gün, hiç beklemediğim bir anda, her şey yerli yerinde oturmaya başladı. Zamanında çok aranan şeyler artık eskisi kadar parlamıyordu gözümde. Çünkü ben değişmiştim. Ve işte o an yazıyor: Hayat bana “hayır” dememiş, “heniz değil” demiş. Kaybettiğimi sandığım her şeyi, beni daha derin, daha sakin, daha kendine ait olan birine dönüşmüş
artık biliyorum. Açılmayan savaş düşmanım değilmiş. Geçiken yolları cezalandırmamış. Hayat, beni benden korumuş. Ve belki de en büyük kurtarılabilirim şu oldu: Zamanın bana değil, benim zamana güvenmeyim
#zamanınhikâyesi #beklemek #hayatdersi #içselyolculuk #kendinevarmak