Da Vinci Şifresi: Bir Gerilim Romanından Çok Daha Fazlası
7/10
·495 syf.··
2026 1. kitabı
Öncelikle ilk incelemem olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Yıllardır methini duyduğum ve canımın gerilim romanı çektiği bir güne bıraktığım bir kitaptı. Ancak daha ilk çeyreğinde kitabın bir gerilim romanının çok ötesinde olduğunu anladım. Kitabın verdiği müthiş bilgiler,mekan ve eserleri bütün gerçekliğiyle işleyişi beni mest etti. Bütün bunları da müthiş bir akıcılıkta işledi. Bu kadar ağır bilgiyi hiç bilmeyene dâhi çok güzel anlatan kitap bunu da Sophie Neveu üzerinden sağladı. Kitap boyunca Profesör Robert Langdon sadece Ajan Sophie'e değil bize de anlatmaya çalışıyordu bütün bu içeriği. Kitabın içeriğine çok girmek istemiyorum zira Google'a yazarak bile bir fikir edinmek mümkün. Çoğunlukla kitabı yorumlamak adına içerikten söz edeceğim. Kitap oldukça övülse de benim olumsuz eleştirilerim de var. Ama öncelikle yazarın güzel yaptığı işlerden söz edeceğim-naçizane- :) Az önce de söz ettiğim gibi kitap yığınla bilgiyi hiç sıkmadan ve kasmadan veriyor. Tıkandığımı kitabın hiçbir anında hissetmedim. Ayrıca yazar gereksiz karakter kullanmamış hiçbir yerde. Verdiği bütün isimlerin bir şekilde kurguya katkısı olmuş. Kitapta "Bu kimdi ya?" diye durup düşünmedim hiç, karakter sayısı olabilecek en az sayıda idi ve kafa karışıklığı yaratmıyordu. Mekan ve eserlerin olduğu gibi betimlenmesi bahsi geçen yere/şeye internetten açıp bakmama ve söz ettiği ayrıntıları keşfetmeme olanak sağlıyordu. Ki bundan acayip keyif aldığımı söylemeliyim. Kitaptan örnek verecek olursam da "Son Akşam Yemeği" freskini veya Isaac Newton'un mezarından söz edilen sekansı söyleyebilirim. Kitapta bunun gibi birkaç yer var ve gerçeklikten temel alması yazarın inandırıcılığını zirveye çıkarıyor. Okurken sanki gerçekten yaşanmış olayları bir kameradan izliyormuş gibi hissettim. Sonlara doğru yaklaştıkça yazar gerilimin dozunu da arttırıyor. Sonunda öyle bir seviyeye geliyor ki bitirmek için nefes almaktan dahi çekiniyorsunuz. Ancak kitaba dair en sert eleştirimi de bu noktada yapacağım: Yazar gerilim yaratmak adına bazı noktalarda çok çelişkili davranmış ve bu okurken rahatsız etti beni doğrusu. Remy'nin öğretmen ve kazanacağı para konusundaki düşüncelerini okurken birkaç sayfa sonra öğretmenin gerçek kimliğini öğrendim ve tekrar o düşüncelere dönüp bakınca gerilim yaratmak adına yazılmış,kurguyu da maalesef baltalayan cümlelerden ibaret olduğunu gördüm. Olmasalar da olurmuş yani. Hatta olmasalar çok daha iyi olurmuş... Bir diğer eleştirim ana karakterlerin (Sophie ve Longdon) ilahi dokunulmazlığı... Bu kadar da olmaz dediğim yerlerden ee yok artık diyeceğim şekillerde kurtuldular. Bu da gerçekliği bu kadar iyi işlemiş bir kitapta düşük bütçeli Türk dizisi (ya da Hint :D) tadında sahnelere şahit olmamıza sebep olmuş. Mevzu bahis karakterlerimizin ilahi korumadan muaf olduğu tek sahne Longdon'un kafasına aldığı darbe idi. Bunların sayısı artsa daha inandırıcı bir senaryo okuyor olabilirdik diye düşünüyorum. Özetle, kitap kesinlikle okunmaya değer. Ama abartıldığı kadar güzel mi bilemedim. Dan Brown kitabı bir daha yazmaya kalksa ortaya çok daha güzel bir iş çıkacakmış gibi hissediyorum. Dan Brown Da Vinci Şifresi
1000Kitap
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
··
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.