Gidenlerin ardına değil, bıraktıkları boşluğa baktım. Çünkü bir insanı takip etmek, onsuz yaşanan gelişimi kaçırmak demekti. İlk başta düzenli can yakıyor; çünkü alıştığı şeyin yokluğu, sensizleşmiş bir oda gibi soğuk gelir. Ben de önce üşüdüm. Ama sonra yazılan ki o kişilerin doldurulması için beklemenin anlamı yoktu. Boşluk zaten bana bırakılmış bir alan, bir teslimiyetti.
Boşlukta sığındığım yer değil, genişlediğim alan buldum. Orası önce bir gerilme, bir uğultu, bir yalnızlık gibi geldi; ama aynı yerde genişlemeye dönüştü. Dışarıdan bir destek ayrılınca insan önce düşüyor sanıyor; şehirde bazen düşmek değil, serbest kalmak. Bana yer açan onlar değilmiş; bana yeri bırakan gidişlermiş.
Geçmişi düşününce fark edeceğim: Hayatımda beni şekillendiren şey gelenler değil, gidenler oldu. Gelenlerin yöntemleri ama gidenler derinleşti. Gidenlerin yerine kimseyi koymadım; onların yokluğunda engellemeyi öğrendiğini. Ve o kristalta kendi ağırlığını taşıyabildiğini gördüm, sahip olduğum en büyük güç oldu.
Bugün birisinden ayrılınca paniklemiyorum. Çünkü biliyorum ki her temel bir alan açma biçimidir. Ve insanın genişlemesini ancak temelde yapar. Dolulukta yaşanır; biçimsel olarak büyür.
#gidişler #boşluk #keşfet #büyümek #içyolculuk