Kırıldığım gün bitmedim, sadece sesim değişti. İnsan başına gelen ilk darbede “bitti” sanıyor çünkü sesinin tonu değişince ömrünün yönünün de devam etmesi zannediyor. Oysa bazen sesin dışa dönük hâli gerçekleşirken, içeri dönük hâli ilk defa doğuyor. Ben de böyle paketler. Konuştuğum hâlde anlaşılmadığım geçmişten sonra, sustuğumda en net evde kişi oldum.
O günden beri suskunluğum bile gerçeği daha net söylüyor. Çünkü sesin gizli olduğu doğru akarken savunma yapar, içeri doğru ortaya çıkmaya başlar. Kırıldığım yerde uzun süre kişiye anlatmadım; aktarım çalışsaydım belki yine yanlış anlaşılacaktım. Sessizlikte sadece kendimle kimliğim ve neyi neden istemediğimi ilk kez kendime çarpılmadan duydum.
Hayatımda bir dönem vardı, haksızlığa uğradığımda illa kanıtlamak mümkündü. Bugün ispat yerine mesafe ortaya koyuyorum. Çünkü gerçek bir şey zaten zamanı geldiğinde kendini itiraf eder. Susmak, bazılarının sandığı gibi vazgeçmek değil; içte en keskin mahkeme kuruldu.
Şimdi dönüp bakınca kırılmanın sona ermediği, yeniden biçimlenmeye benzediği tekniği. Kırık bir yerden sızan ışık gibi… Benim kırıldığım yerde eski sesim söndü, yeni ben başladı. Bağırsak artıkmadan da doğruda durabiliyorum. Değerin gücünün sesi yüksek değil, sakin olurmuş.
#kırılmak #suskunluk #yaşam #içses #olgunluk