Ben de uzun süre, bana ait olmayan masalarda yer açmaya çalıştım. Yanlış sandalyelerde doğru oturuşu kurulur. Susarak uyum sağlayabildim, içeride fırtına varken dışarıda sakin göründüm. tümünü küçülttüm ki kimse rahatsız olmasın istedim. Sonra bir gün aynaya baktım; çevredeki çizgilerde sadece yorgunluk değil, kendi kendime söylediğim cümlelerin ağırlığını gördüm. O an gizliden bir şey “burada bitmeli” dedi ve onun sesine ilk kez gerçekten kulak verdim.
Geçmişimi düşünüyordum: devam etmeyi başardığımı, anlaşılmak için eğildiğimi anladı… Ne çok verdim, sırf kalayım diye. Ama kalırken kendimden devam ediyorum. İnsan işte, kırılmaktan korkuyorken en çok kendini kırıyormuş meğer. Bunu fark ettiği yerde hem bir sızı, hem de hafiflik oldu. Çünkü ilk kez “bu sefer bendeyim” dedim.
O gün karar verdim: beni küçültmekten kurtulmaktım. Sevilmek uğruna susmayacaktım. Uyum sağlamak için kendimi kaybetmeyeceğim. Gittim. Ardımda alıştığım ama bana benzemeyen hayatları sürüyor. Korktum, evet, çünkü alıştığım zincirleri kırmak özgürlüğünden önce ürperti veriyordu. Ama yine de yürüdüm.
Şimdi kendime benzeyen bir hayat kuruyorum. İçimdeki çocuğun sesi duyulsun istiyorum, gülmem yapmacık değil samimi olsun istiyorum. Yanımda duranlar benim küçülmüş hâlime değil, gerçek hâlime razı olmak istiyorum. Ve şunu öğrendim: doğru insan olmak yetmiyor, doğru yerde de durmak gerekiyor. Kendime yakışan yerde kaldığımda, aynadaki gözlerim artık sadece yorgun değil biraz gururlu, biraz huzurlu, en çok da gerçek duruyor.
#kendimegeldim #yanlışyerler #özsaygı #yenidenkuruyorum
#benebenzerhayat