Belki de okuduğum en olgun romanlardan biriydi. Bir çocuğun ağzından anlatılmasına rağmen resmen bir yetişkin gibi hissedip okuyorsunuz. Az sayfası olmasına rağmen çok şeyi anlamamıza ve öğrenmemize yararlı bir romandı. Tüylerim diken diken okumuştum. Zeze'nin aile fertleri ile ilişkisini okurken resmen sinirlerim tavan yaptı. Hayaller kurarken her defasında kemerle dövülen ve sevgisiz büyüyen bir çocuk o acıyla ölmeyi istemekten başka ne düşünebilirdi ki zaten? Kitabın sonunda Minguinho(şeker portakalı) kesilirken ve Portuga kaza sonucu öldüğünde çok ağlamıştım. Zeze üzüntüden hasta olsada iyileşti fakat çocukluğu ölmüştü ve kalbi hiç iyileşmedi.