İtiraf etmeliyim ki bu serideki uzaylı erkeklerin hanımcı olması çok hoşuma gidiyor. Yine kadın karaktere nazik davranan, her ihtiyacını karşılamaya hazır ve ömrünün sonuna kadar kendini tek bir kadına adamaya gönüllü olan bir adamımız var. Dev gibi uzaylılar nasıl böyle sevgi pıtırcığına dönüyor derseniz buyrun okuyun..
İlk kitapta hatırlarsanız Theo'yu okuduk. Kadın nüfusunun azalması üzerine kadınlara verilen hakları vs. Bu kitapta da erkek kardeşi Luka'nın hayatını okuduk. Luka kadın nüfusunun azaldığı gezegenlerinde araştırmalarıyla konuya çözüm bulmak için çok uğraşmış biri. Beraber çalıştığı Helas isimli adamın dünyadaki kadınları kaçırdığını öğrendikten sonra onları deşifre edemeden bir hücreye kapatılıyor. Ve buraya kaçırılan kadınlardan biri olan Alice getirilince Luka eşlik bağının belirtilerini gösteriyor. Helas ikisinin üzerinde bir deney yapmayı planlıyor bu yüzden de her gün ikisini aynı yere kapatıp birbirlerine olan tepkilerini ölçmeye çalışıyor.
Herkes ilk kitaptaki çifti daha çok beğenmiş ama ben Alice ve Luka'yı sevdim. İlk kitaptakinin aksine hemen birbirlerinin üstüne atlamadılar. Bu iyi bir şeydi. Çünkü Alice önceki ilişkilerinde hep cinsel arzular için tercih edilmiş biri ve Luka'nın ona yakınlaşmasının da o şekilde olmasından korkuyor. Ve hâliyle kendini geri çekiyor. Aralarına koyduğu sınırları ve Luka'nın zor da olsa sınırlarını aşmamaya çalışması çok tatlıydı. Luka genel olarak aşırı tatlıydı zaten. Çok sevdim. Bir önceki incelemede de bahsettiğim gibi yavaş ilerleyen ve duygular üstüne kurulu olan ilişkileri daha çok seviyorum. Luka ve Alice de öyleydi. Hem ruhsal olarak hem de fiziksel olarak birbilerine yavaş yavaş kapıldılar. Ve her ne kadar eşlik bağı olayını sevmesem de aşkları bana geçti.
Bir diğer başarılı bulduğum şey de iki kitap arasındaki farklılıklar oldu. Evren aynıydı ama kadınların kaldığı ev, önlerindeki göl ve Luka'nın Alice'i götürdüğü orman başka bir yermiş hissi veriyordu. Sanki bir dizinin farklı sezonlarını izliyormuş gibiydim. Bu yüzden yarattığı evreni detaylı aktarabildiğini düşünüyorum. En azından ben okurken keyif aldım. Gözümde canlandırabileceğim şekilde yazmış ve kendimi onları izliyormuş gibi hissettim.
Yine olumsuz yorumlarım olacak maalesef. İlk kitaptaki gibi Alice olduğu duruma hemen adapte oluyor. Uzaylılar tarafından kaçırılsam, benim bir uzaylıyla eş olduğumu ve onunla bir deneyin sonuçlarını öğrenmeleri için aynı yere kapatsalar, adam zincilerini kırmaya çalışıp üstüme atlamaya çalışsa ( her ne kadar ilacın etkisinde olsa da ilk kitapta olmuştu bu durum.) kafayı sıyırırdım herhalde. Her iki kadın da olduğu durumu hemen kabullendiler. Bana çok saçma geliyor her ne kadar yarattığı evreni sevmiş olsam da bunları göz ardı etmek çok zor. Saçma bulduğum bir diğer şey de şu; kadınlar çocuk doğurmak için kaçırılıyor. Hiçbiri de sorgulamıyor bunlar bizi kaçırdı, damızlık gibi çocuk doğurmak zorunda mıyız, sizin nesliniz tükenecek diye niye biz hayatımızdan koparılıp size hizmet ediyoruz? Bu durumu yumuşatmak için de kitabın bir yerinde Helas diyor ki " Ailesi olmayanları seçtik, o kadar da barbar değiliz" ne kadar yüce gönüllüsün Helas... Tam diyordum ki aralarında bir akıllı var. Vanessa.. Eve gitmenin yollarını arıyor ama tahminime göre ona da bir uzaylı romantizmi yazmıştır. Onun sinyallerini verdi çünkü. Bir tane yorumda gördüm tam söylemek istediğimi söylemiş tebrik ediyorum. "Birisi bile evini uzaylı sikine tercih etmez mi?" Çok doğru bir yorum. Hiçbiri de kendi yaşamına geri dönmeye çalışmıyor, sırf yakışıklı, kaslı, muhteşem uzaylılara aşık oluyorlar diye. Kadınlara olan davranışlarına ne kadar bayılmış olsam da serideki aşklar hep eşlik bağına bağlanıyor. Birinde bile gerçek bir aşk hissetmedim. Umarım diğer kitaplarda yine aşklarını eşlik bağına yormaz.
Dediğim gibi kitaptaki erkek karakterlerin kadınlara olan bağlılıkları en çok sevdiğim şey oldu. Kaba saba, duygusuz ve ketum erkekleri okumaktan gına gelmişti. Kaçırılıp damızlık gibi çocuk doğurmaya zorlanmasalar ve yazar kitaptaki her aşkı eşlik bağına yormasa gayet güzeldi ama eksileri de bunlar maalesef.